ASSA ABLOY TÜRKİYE GÜVENLİK ÇÖZÜMLERİ 2018’DE HAPİSHANELERE YÖNELİK ÜRÜNLER SUNACAK

👤Serhat KACAR ASSA ABLOY Türkiye Güvenlik Çözümleri Genel Müdürü

🔍 AKTİF BAYİ SAYIMIZI 300’E ÇIKARDIK
2017 yılı değerlendirmelerinizle başlayabiliriz…
Çalışmalarına 2015 yılında başladığımız 2017 hedeflerimize yılın ocak ayı itibariyle ulaşmıştık. İGA (İstanbul Grand Airport) İstanbul Yeni Havalimanı projesinin imzasını Şubat ayında gerçekleştirdik ve birçok şehir hastanesi projesinde yer aldık.

2017 yılında Assa Abloy Güvenlik Çözümleri, bayi ağını ciddi şekilde genişletti. 2015’te sahip olduğu 90 aktif bayi sayısını 300 seviyesine çıkardık. Tüm yıl boyunca bayi eğitimleri ve sadakat etkinlikleri gerçekleştiren firmamız çabalarının sonucunu güzel büyüme oranları ile aldı.


Büyümenizin en önemli etkeni bayi ağı diyebilir miyiz?
Aslında 2015 yılı ile 2017 yıl sonu kıyaslaması yaptığımızda %100’den fazla bir büyüme gösterdik. 2015’te başlayan serüvenimiz sırasıyla %33, 2016’da %56 ve 2017’de ise %67 büyüme oranlarına erişti. 2017 bizim için çok verimli bir yıldı. 2016 yılı ilk çeyreğinde başlayan insan kaynakları yatırımlarımız, nitelikli çalışan artışımızla aldığımız sonuçların paralelliğine inanıyoruz. Nereden bakarsak bakalım her şey insanda bitiyor.

2017’de Türkiye’de imalat yapmaya başladık ve bu sayede maliyetlerimizde ve lojistik sürelerinde düşüş sağladık. Müşterilerimize bu konuda çok avantaj sağladık. Şu anda havalimanına ve şehir hastanelerine verdiğimiz ürünlerde, yerli üretimimiz olanlar var.
YERLİ ÜRETİM KONUSU ODAĞIMIZDA
Hangi ürün gruplarında ve nerede üretim yapıyorsunuz?
Şu anda sadece aksesuar gruplarında üretim yapıyoruz. Butonlar, kullandığımız kilitlerin braketleri, montaj aparatları gibi… Belki seneye de direkt olarak da ürün üretmeye başlarız.

Ürünlerimizin lojistik maliyetleri bazen kendi maliyetlerini geçiyor. Yerli üretimin bir diğer avantajı hızlı harekete olanak sağlaması. Müşterilerimize ciddi avantaj sağlayan bu olgu 2018’de de gündemimizde yer alacak, konuyu daha ileri safhalara taşımak için çalışacağız. Yerel geçiş kontrol sistemi üretmek için çalışıyor olacağız. Prototip aşamasında bazı projelerimiz var. Her şeyiyle yerli bir sistem yaratmaya çalışıyoruz, yazılımını dahi burada gerçekleştiriyoruz. Assa Abloy global de projeyi ilgiyle takip ediyor. Bir aksilik olmazsa 31 Mayıs’ta lansmanını yapmayı düşünüyoruz. Projeye kick off aslında iki yıl kadar önce verildi.

Projenin geleceği ile ilgili hedeflerimiz büyük. Türkiye’de satışlarına başlanacak sistemi, daha sonra çevre ülkelere ulaştırmayı da planlıyoruz.
ENDÜSTRİ 4.0’IN ETKİSİYLE ARTIK YERLİ ÜRETİM EĞİLİMİ ARTIYOR
Endüstri 4.0’ın etkisiyle üretimde insan maliyetleri aşağıya çekildi, gelecek de çok daha minimal seviyelere inecek. Bunu yaşayan ve öngören Avrupa Birliği ülkeleri imalatlarını yerele çekme stratejisiyle ilerliyorlar artık. Endüstri 4.0 öncesinde otomasyon ve robot teknolojisi çok fazla gelişmiş değildi, dolayısıyla üretimin Uzakdoğu’da yapılması avantajlıydı.

Artık Avrupa’da on kişinin yapacağı işi tek bir robot yapabiliyor. Üretim Uzakdoğu’da tüketim Batı’da… Lojistik maliyetleri de değerlendirince üretimin yerelleşme eğilimi oldukça mantıklı gözüküyor. İmalata dair ikinci dikkat çekici konu esnek üretim anlayışının benimsenmesi… Üretimde değişen ihtiyaçlara göre hareket eden ve farklı fonksiyon yüklenen makinelerin varlığının yarattığı bir esneklikten bahsediyorum. Yani fabrikalar hareketli, modüler artık, enteresan bir şekilde… Assa Abloy Türkiye olarak ve aynı zamanda kişisel olarak da ilgi duyduğumuz ve üzerine epeyce kafa yorduğumuz bir konu Endüstri 4.0.  
2018’DE AR-GE’YE AĞIRLIK VERECEĞİZ
Şu anda Türkiye’de kişi başına düşen gelirin %50’den fazlasını inşaat sektörü oluşturuyor. Zaten 2002’den bu yana Türkiye’nin ana sektörü inşaat sektörü. Biz normal şartlarda Eylül-Ekim gibi her sene satışlarımızı kapatıyoruz ve önümüzdeki seneye çalışmaya başlıyoruz. 2018’de çok sıkıntı yaşamadan büyümeye devam edeceğiz.🔍 

Assa Abloy Türkiye olarak teknoloji yatırımlarına ciddi bütçe ayırıyoruz. 2018 bütçemiz geçtiğimiz yıllardan daha da fazla. 2018’de AR-GE’ye ağırlık vereceğiz. Assa Abloy globalde yaklaşık 50 milyon avro AR-GE’ye ayırıyor, Assa Abloy Türkiye olarak biz de ciromuzun yaklaşık %3’ünü AR-GE’ye ayırıyoruz.

Şehir hastanelerinde hangi ürün grupları ile yer alıyorsunuz?
Gerçekten çok büyük yapılar olan şehir hastanelerine uç ürünlerimizle yer alıyoruz. Büyüklüğü fark etmeksizin bütün PPP’lerde yer almaya çalışıyoruz. Çözüm ortağı olarak yer aldığımız Bilkent mesela, 3750 yatak kapasiteli bir hastane…
Tercih edilen ürünlerimiz; kapı kilitleri, yangın kapıları, butonlar, çıkış butonları…Bir kapı üzerindeki bütün aksesuarları Assa Abloy olarak biz veriyoruz.

Havalimanlarında tercih edilen ürün gruplarınız neler?
Havaalanının bütün reader’larını, biyometric geçiş cihazlarını, bütün kilitlerini, butonlarını, kapı kapatıcılarını, panik barlarını temin ediyoruz.

ASSA ABLOY 2018’DE HAPİSHANE GEÇİŞ KONTROLÜNDE DEVRİM YARATACAK
Türkiye’de ihtiyaç olduğunu hissettiğiniz bir ürünü AssaAbloy grup şirketlerinden temin edip pazara sunduğunuz oluyor mu veya önümüzdeki dönemde olacak mı?
Güzel bir soru oldu, yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz İngiltere ziyaretimizin dayandığı noktadan bahsedersek cevap olacak gibi duruyor. Hapishane kapıları ve kilitleri konusunda Türkiye’de ciddi bir boşluk var ve bugün de çok sayıda planlanan hapishane projesi var.

İngiltere’de 1820 yılında kurulan ve köklü bir marka olan Chubb’ın ürünlerinin kullanıldığı bir hapishane ziyareti gerçekleştirdim İngiltere’de. Ülkede Chubb’ın egemen bir pazar payı var. Türkiye’ye ise ilk defa biz getireceğiz. Sadece hapishane değil, giriş çıkış iradesinin engellendiği bir başka alan olan psikiyatri hastanelerinde de yer alan Chubb ürünleri ile 2018’de yeni bir alan açarak, gelişmeyi hedefliyoruz. Değinmek gerekiyor gibi hissediyorum; hapishane ziyareti yapınca geçiş kontrol kavramına bakış açım değişti. Kapıların zarar görmekten nasıl korunduğunu görmek bile güvenlik anlayışınızda farklılık yaratıyor. Kapıları ne yaparsanız yapın bozamıyorsunuz. 45 senedir çalışan kilitler var ve hiç bozulmamışlar. Çok ciddi bir bilgi birikimi ve tecrübe var bunun arkasında. Bu bilgi birikimini Türkiye’ye getirip, hapishane geçiş kontrol sistemlerinde Assa Abloy yaşayan bir organizma sunuyor olacak. Hapishane için tasarlanmış bir yazılım, kilitler, kapı…

Türkiye’de hapishane mimari donanımında ve elektronik sistemlerinde çığır açacak bu sistemi İzmir’de yapılacak FIT Fuarı’nda ilk defa tanıtıyor olacağız.

Chubb markasıyla mı satışa sunulacak?
Hayır, Assa Abloy markası ile sunulacak. Artık Assa Abloy bir standardizasyona gidiyor ve alt markaların bir kısmını kaldırıyor. 
Markalar artık tüm dünya pazarlarında Assa Abloy olarak tanıtılacak ve satılacak. Bu konu üzerinde çalışmaya başladık, sanıyorum 2019-2020 yıllarında marka stratejisi tamamen ortaya çıkmış olacak.

Assa Abloy dünyası çok büyük, 40 binin üzerinde çalışanı var ve her sene birçok marka satın alması yapıyor ve büyümeye devam ediyor.

Türkiye’de bir marka satın aldınız mı?
Türkiye’de de satın alma planlarımız var ve hep vardı ancak önümüzdeki yıllarda nasıl ilerler şimdiden bir şey söyleyemiyorum çünkü hem istihdam yaratmamız, lojistik problemleri çözmemiz ve maliyeti düşürmemiz gerekiyor. Özellikle hedefimizde olan firmalar ve kuruluşlar var. Bu bakımdan 2018 birçok süprize açık diyebilirim.

Genelde katma değeri yüksek ürün sunan firmaların en önemli sıkıntısı ihale süreçlerinin fiyat odaklı yürütülüyor olması. Siz bu durumu nasıl aşıyorsunuz?
Geçen sene kur farkı %20’lerin üzerindeydi. Dolayısıyla müşterinin satın alması da çok düşüktü. Bu kur farkı olmasaydı geçtiğimiz yılki büyüme rakamlarımız daha yüksek olurdu. Satın alma hacimlerimiz çok yüksek olduğu için yaşadığım bir avantaj var. Bunun yanında uzun yıllar ürün garantisi verebilen bir marka olmamızın tercih edilmemizde büyük etkisi var. Birçok ürünümüzün sertifikası var, özellikle kapı kilitlerinde ortalama açılıp kapanma ömrünü gösteren testler var. Müşteri ne kadar çok kaliteye önem verirse o kadar tercih ediliyoruz.

MOBİL GEÇİŞ VE KABLOSUZ ÜRÜNLER ÜZERİNE ÇALIŞIYORUZ

2018’de kablosuz ürünlere çok ciddi ağırlık verip, piyasayada bu konuda bir hareket yaratmayı planlıyoruz. Aslında daha çok mobil geçişten bahsediyorum. Örneğin hepimizin bir şirket kartı var, her gün okutuyoruz ama bu artık telefona dönecek, telefonla geçişler sağlanacak. 🔍 Bundan sonra binaya girerken kart yerine telefonumuzu kullanacağız.

Odaklanacağımız diğer konu da kablosuz çalışan reader’lar… Mayıs ayında bu konular üzerinde duracağımız bayi toplantılarımız olacak.
Aslında Assa Abloy Türkiye’nin son iki sendir stratejisi küreselden (global) ziyade artık yerel (glocal) dediğimiz anlayışa kaymaya başladı. Satış prensipleri aynı, ama üstüne kurduğunuz satış dinamikleri her zaman farklılaşıyor yerelde. Bu anlayışa paralel olarak tabii ki kendi içimizde de birçok değişim yaşıyoruz, eğitimler veriyoruz.

Ne gibi eğitimler veriyorsunuz?
Üst yönetim düzeyinde, personal coaching’ler başladı. Bu şekilde kendi yönetimsel yeteneklerimizi de geliştirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda ekip için kişisel gelişim tarafında eğitimler, yabancı dil kursları başladı.

Bayi tarafında neler yapıyorsunuz?
Bayiler tarafında her sene bir kere bayi toplantımız oluyor, geçen sene Kıbrıs’taydık, bu sene Bodrum’da olacağız.
Bayi toplantılarında ürünlerimizdeki yeniliklerden, sektörümüzdeki gelişmelerden bahsediyoruz, kaynaşmaya çalışıyoruz. Marka, ürün tanıtma kısmını geçtik, geçtiğimiz yıl bayileri tek tek dolaşarak hem bayi düzeyinde hem distribütörlük düzeyinde ciddi eğitimler verdik.

Assa Abloy markası ciddi bir değişim gösteriyor Türkiye’de. 2015 - 2016 yıllarında markamızı tanıtmak için çok çaba harcadık, bu yıl odağımızda inovasyon var artık.

İnovasyon üzerine düşünüyoruz ve ekip çalışmaları yapıyoruz çünkü bayilerimizi ekibimizin bir parçası olarak görüyoruz. Aktif bayi sayısını bu yıl daha da artırmak gibi bir stratejimiz yok, üç yüze yakın aktif bayimiz var. Toplam satışın %49’unu yapan bayilerimiz var ama diğer bayilerimiz de onlar kadar değerli bizim için.