İNŞAATÇILARDAN 2018 YOL HARİTASI

🔍 İLYAS AYVACI YÖNETİM KURULU ÜYESİ DOĞA MADENCİLİK

“Yabancı yatırımcı sektörün büyümesinde itici güce sahip”

2017 yılı hem yurt içi, hem yurt dışı siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle sıkıntılı geçti. Geçen yıl yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hükümetimiz piyasaları ve iç tüketimi canlandırmak amacıyla bir dizi önlem aldı. Kredi Garanti Fonu destekli kredilerle ve ÖTV indirimleri sayesinde piyasalar canlandı. İnşaat sektörü de ekonomik daralmalardan direkt etkilense de, ülke ekonomisinin büyümesinde pozitif katkısını sürdürdü. Özellikle yılın ikinci çeyreğinden itibaren hareketlenen konut satışları Eylül ayında zirve noktasına ulaştı. Ancak konut arzının talebin önünde gitmesi ve yükselen kredi faizleri nedeniyle satışlar yılın son çeyreğinde biraz durulsa da, sektöre yabancı ilgisi inşaat sektörünün büyümesinde hala önemli bir itici güç olmaya devam ediyor.  Doğa Şirketler Grubu olarak 2017 yılında yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. Her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de zaman zaman ekonomik ve mevsimsel etkilerden dolayı durgunluklar yaşanıyor. Çeşitli kampanyalar, ödeme avantajları ile bu durgunluğun etkisini en aza indirmeye çalıştık. Satışı devam eden projelerimizde yılsonu hedeflerimize ulaştık.

Türkiye’de son yıllarda önemli bir büyüme potansiyeli ile ekonomiye katkı sağlayan gayrimenkul sektörü gelecekte de ekonominin kalbi olmaya devam edecek. Çünkü sektörümüz ülke ekonomisinin en önemli çarklarından birisi. Kendine bağlı birçok alt sektörü beslemesi ve yaratılan istihdamdaki payı göz ardı edilemez. Türkiye’de yenilenmesi gereken 7 milyon civarında konut olduğunu ve kentsel dönüşüm uygulamasının uzun yıllar süreceğini düşünürsek gayrimenkul sektörünün uzunca bir süre gündemde olacağını tahmin etmek zor değil. İnşaat sektöründeki büyümenin aynı hızla devam etmesi de sektörümüzün gelecek potansiyelinin en önemli göstergesi. Tabii bu arada riskleri de unutmamak lazım. Yükselen enflasyon ve döviz kurlarına bağlı olarak inşaat maliyetlerinin artması, kredi faiz oranlarının yüksekliği, konut stoğundaki artış gelecek dönemde sektörümüzü zorlayacak en önemli konular arasında yer alacak. Bu bağlamda; sektörümüzün gelişiminin desteklenmesi her zamankinden büyük önem taşıyor.

Yurt içi veya yurt dışı faktörler nedeniyle ekonomide ve siyasette belirsizlikler yaşansa da, Doğa Grubu şirketleri olarak ekonomimizin geleceğine ve sektörümüze güveniyoruz, emin adımlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

🔍 HAYDAR YAMAÇ YÖNETİM KURULU BAŞKANI YAMAÇ YAPI

“2018 yılından daha umutluyuz”
Türkiye ekonomisinin en önemli çarklarından inşaat sektörü son on yıldır büyümeye ve gelişmeye devam etmesine rağmen dövizdeki artış ve dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalar sektörde durgunluğa neden oldu. 2017 yılının ilk yarısına baktığımız zaman uzun vadeli konut kampanyaları, KDV ve faiz oranlarında yapılan indirimler sektörün hareketliliğini sağlamıştı. KDV indirimleri ve faiz indirimlerinin son bulmasıyla birlikte konut satışlarında düşüş yaşandığını hep birlikte görmüş olduk. Bu nedenle de sektörümüz için 2017 yılının çok verimli geçtiğini düşünmüyorum. Şirket olarak, yıl içerisinde çalışmalarımıza ara vermeden devam ettik.

Sektörümüz için 2018 yılının 2017 yılından daha iyi geçeceğini öngörüyoruz. Sektördeki büyümenin sürdürülebilmesi ve yatırımların hız kesmeden devam etmesi için ekonomik ve siyasi istikrara ihtiyaç var. 2018 yılından umutluyuz, ekonominin lokomotifi inşaat sektörünün büyümesini sürdürmesi, yapılan yatırımların ve istihdamın artması için sektörümüzün devletimiz tarafından desteklenmesi gerekli. KDV’de ve faiz oranlarında sağlanan indirimlerin sürdürülebilir olması gerekiyor. Sektör temsilcileri olarak bizler tüketiciye ödeme kolaylığı sunan kampanyalar düzenleyerek üzerimize düşen görevi yapmayı sürdüreceğiz. Tahminimiz; bu büyüme trendi önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Yamaç Yapı olarak ekonomimize ve sektörümüze olan güvenimizle yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.

🔍 SEFA ÖZTÜRK YÖNETİM KURULU ÜYESİ SEFA İNŞAAT

“Kentsel dönüşüm çalışmaları 2018 yılında hız kazanmalı”
Rakamsal verilere baktığımız zaman inşaat sektörünün üçüncü çeyrekte yüzde 18,7 oranında büyüdüğünü gördük. Kendine bağlı birçok alt sektörü besleyen inşaat sektörü Türkiye ekonomisinde büyük bir paya sahip. Sektör her geçen yıl artan bir grafikle büyüyor. 2017 yılında şirketlerin kendi bünyelerinde sağlamış oldukları cazip kampanyalar sektöre canlılık getirdi, konut satışlarında hareketlendirdi. 1977 yılından beri faaliyet gösterdiğimiz inşaat sektöründe yatırımlarımıza her zaman olduğu gibi bu yılda devam ettik. Bağdat Caddesi, Kadıköy Fikirtepe ve Maltepe’de projeler geliştiriyoruz. Yıl içerisinde sektörde zaman zaman durgunluklar yaşandı. Şirket olarak kendi öz sermayemizi kullandığımız için bu durgunluktan çok fazla etkilenmedik diyebilirim.

Ülkemizde yenilenmesi gereken 7,5 milyon konut var. Devlet yöneticileri ve uzmanlar tarafından sürekli vurgulanan deprem gerçeğini hiç birimiz görmezden gelemeyiz. Bu nedenle kentsel dönüşüm çalışmalarının çok geç olmadan hızlandırılması ve hayata geçirilmesi gerekiyor. İstanbul’da Bağdat Caddesi ve Fikirtepe kentsel dönüşüm çalışmalarının ve rekabetin en yoğun olduğu bölgeler. Bu bölgelerde tam anlamıyla bir dönüşümün gerçekleştiğini maalesef söyleyemeyiz. Şuan da yapılan birçok çalışma aslında kentsel dönüşüm değil sadece bina yenileme. 2018 yılında beklentimiz gerçek anlamda kentsel dönüşüm için bina ve parsel bazlı dönüşümden alan bazlı dönüşüme geçişin teşvik edilmesi ve sürecin hızlandırılması yönünde. Sefa İnşaat olarak 40 yıllık tecrübemiz ve bilgi birikimimiz ile ülkemiz, milletimiz, ekonomimiz ve sektörümüz için çalışmalarımıza tüm gücümüzle devam edeceğiz.

SEFER ALTIOĞLU YÖNETİM KURULU BAŞKANI MİNT🔍 

“2018 yılında 80 milyon USD’lik iş hacmi oluşturmayı planlıyoruz”
2017 yılını önceki yıllar ile kıyasladığımızda; TÜİK verilerine göre sektörün aynı performansı sergilediğini görüyoruz. Konut talebinde ve işlemlerde herhangi bir azalma sözkonusu değil. Bu noktada kamu otoriteleri tarafından getirilen vergi ve harç gibi benzeri teşviklerin ve özellikle yılın ilk 6 ayında uygun konut faiz oranlarının etkili olduğunu görüyoruz. Bunlara ilave olarak, sektörde sunulan kampanyaların da katkısı olduğunu gözlemliyoruz. Tüm bu düzenlemeler ile konut talebi canlı tutulmuş ve bu talepler satış rakamlarına da yansımıştır. 2017 yılı şirketimiz açısından hedeflerimizi gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. İlk projemiz olan MİNT Kağıthane’nin teslimlerini yaptık. Mart ayında lansmanını yaptığımız MİNT Çağlayan’ın satışlarını 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak Ekim ayında satışını kapattık. Yine Ekim ayında, iki yeni MİNT projesini satışa sunduk. Teslimlerini 2018 yılında yapacağımız MİNT E-5 Kağıthane ve MİNT Şişli projelerimizin satışlarının %52’sini tamamladık.

2018 yılında sektörün yeni piyasa koşullarına uygun çözümler üreteceğine inanıyoruz. Sektörümüz müşteri taleplerine ve ihtiyaçlarına uygun konut üretmeli ve yeni satış kanalları yaratmalıdır. İnşaat maliyetlerini düşürecek yenilikçi çözümleri değerlendirmeli ve arsa maliyetlerini azaltıcı yaklaşımlar geliştirmelidir. 2017 yılında gördüğümüz vergi ve harç teşviklerinin sektörü destekleyici yönde devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. 2018’de sektörde yeni adımlar atılarak büyümenin hız kesmeden devam edeceğini düşünüyoruz. MİNT olarak, Haliç-Boğaz hattı arasında kentsel dönüşüm projeleri geliştirmeye devam edeceğiz. 2023 yılına kadar aynı hat üzerinde projeler üreteceğiz. 2018 yılında teslim edeceğimiz 400 civarında ünitemiz ile 80 milyon USD’lik iş hacmi oluşturmayı planlıyoruz. 2018 2023 yılları arasında yıllık ortalama %20 büyümeyi hedefliyoruz. 2023 yılında toplamda 5.500 – 6.000 birime ulaşarak 1 milyar USD’i aşkın yatırım hacmi oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu açıdan değerlendirdiğimizde bu hatta dönüşüme girmesi gereken konut sayısının yüzde 10’unda MİNT markasının olmasını hedefliyoruz.

ROBERT VARON İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI MAR YAPI

“Sektör 2018 yılında da hareketli olacak”
2016 yılında yaşadığımız sarsıntının ardından sektör olarak hükümetin de desteği ile hızlı toparlandık. Emlak Konut ve GYODER’in yapmış olduğu kampanyalar 2017 içinde sektöre fayda sağladı. İnşaat ve gayrimenkul sektörü evlenme/boşanma oranları, İstanbul’a diğer şehirlerimizden olan talepler, yabancı yatırımcıların konut alma iştahı ve kentsel dönüşüm gibi kriterler dikkate alındığında doğru projeler için umut vadediyor.

Sektörün 2018 yılında da hareketli olacağını düşünüyoruz. Emlak sektöründe yapılan yatırımların hız kesmeden artacağına, özellikle yatırımcıların amortisman süresinin kısa olduğu noktalara odaklanacağını söyleyebilirim. Ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olan emlak sektörü için geçtiğimiz yıllarda yapılan kampanyaların bu yılda gerçekleştirilebilir. Bu kampanyalarla birlikte hem yatırımcılar hem de yaşama amaçlı ev alanlarda bir artış olacağını düşünüyoruz.  İstanbul’da ağırlıklı olarak projelerimiz Basın Ekspres bölgesine yer alıyor. Bu bölgedeki yatırımlarımız devam ediyor olacak. Halen Bodrum’da devam eden bir projemiz var ve Bodrum’daki projelerimizin adedini arttırma üzerine çalışmalar yapıyoruz. 2018 yılında da uluslararası markalarla olan işbirliklerimize devam ediyor ve yeni markaları da bünyemize katmak için görüşmelerimiz sürüyor. Yılın ilk aylarında Sefaköy’de çok önemli bir lokasyonda hayata geçireceğimiz yeni projemizi tanıtmaya hazırlanıyoruz.

ÖZHAN ATALAY GENEL MÜDÜR ERA GAYRİMENKUL TÜRKİYE

“Türkiye, 2018 yılında yabancı yatırımcıların cazibe merkezi haline gelecek”

2017, gayrimenkul sektöründe sürekli yükselmekte olan fiyatların artışlarının durulma yılı oldu. İstanbul kısa vadede yatırımcılar için öncelikli tercih olmaktan çıktı. Bunun ana sebebi Avrupa Topluluğu ve ABD ile yaşanan sorunlar sebebi ile bu bölgelerden gelen kurumsal yatırımların durma noktasına gelmiş olması.  Ancak bu boşluğu Ortadoğu’dan gelen ve yüksek getiri bekleyen bireysel yatırımcıların doldurması sebebi ile fiyatların durgunluğa girmesine rağmen talebin devam ettiğini söyleyebiliriz.

ERA Real Estate Türkiye açısından bakıldığında 2017, pazar payımızı arttırdığımız bir yıl oldu. Sektörde bu sene büyümenin geçtiğimiz yıllara bakıldığında bir parça durgun geçtiğini görüyoruz. Sektörün en genç firması olarak pazar payımız henüz diğer ülkelerdeki seviyesine gelmiş olmasa da, yaptığımız yaygın ve yoğun çalışmaların sonucunda pazar payımızın iki misline yakın bir büyüme gösterdik.

2018 yılında düşük değerli Türk Lirası’nın Türkiye deki gayrimenkulleri yabancı yatırımcılar için daha da cazip hale getireceğini düşünüyoruz. Fiyat artışlarının durması ve yeni binalarda kat sınırlaması getirilmesi, devam eden projeler sonuçlandıkça yeni ve büyük kentsel dönüşüm projelerinin yavaşlamasını yanında getirebilir, müteahhit ve geliştirici firmalar bu açığı şehir merkezlerinin dışına taşacak yeni uydu kentler yaratmaya başlayarak giderebilirler, 2018 de bunun sinyallerinin alınacağını düşünüyoruz.

Son yıllarda yoğun bir inşaat ivmesi yaşanan yeni ve markalı konutlardaki arzın 2018 de yavaşlamasını öngörüyoruz. Gerek döviz kurlarının maliyet arttırıcı etkisi, gerek teşviklerin sona ermesi gerekse fiyat artışlarının durulması sebepleri ile özel lokasyonu olanlar haricinde arzda durulma yaşanabilir.

BABACAN HOLDİNG İBRAHİM BABACAN

2018 yılında hayata geçirilen kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere konuta olan talep artarak devam edecek. Ancak kredi faizlerinin yüksekliği hala tüketici talebinin önündeki en büyük engel. Tüketici artık faiz ödemek istemiyor. Bankalar da elini taşın altına koymalı. Sektörel işbirlikleri ile inşaat sektörünün itici gücünü birleştirip Türkiye’yi yarınlara taşıyabiliriz.

2017 yılının ilk 10 ayında 1 milyon 153 bin 610 konut satıldı. Konut satışlarında en yüksek paya İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirler sahip. Ekim ayında ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde yüzde 20’ye yakın oranda azaldı. Bu da yükselen konut kredisi faizleri nedeniyle kredili konut satışlarına olan talebin azaldığının bir göstergesi. Sektörümüz, 2017 yılında Emlak Konut GYO tarafından başlatılan 240 ay vadeli ve taksitleri bir yıl sonraya erteleyen konut kampanyaları ile canlılığını korudu. Büyüme ivmesinin devam edebilmesi ve sürdürülebilir bir boyuta taşınması için faiz oranlarının da aşağı çekilmesi gerekiyor.
SEKTÖR DESTEKLENMEYE DEVAM EDİLMELİ
Ekonomimizin büyüme ivmesinde inşaat sektörünün önemli bir payı bulunmakta.
Son olarak açıklanan rakamlar da bunu bize gösteriyor, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,8 daralan Türkiye ekonomisinin, bu yılın aynı döneminde yüzde 11,1 büyümesi, ekonomimizin toparlanması adına önemli bir gösterge oldu. Bu rakam, 2011 yılının ilk üç çeyreğinde görülen yüzde 11’lik yıllık büyüme rakamlarından sonra en yüksek GSYH artışı anlamına geliyor. İnşaat  sektörümüz ise aynı dönemde yüzde 18,7’lik artışla bu büyümede önemli bir rol oynadı. Dolayısıyla ülke ekonomisinin büyümesinde öncülük görevini üstlenmek, sektörümüz açısından da sevindirici bir gelişme.

KDV İNDİRİMİNİN SONLANMASI SATIŞ ORANLARINI DÜŞÜRDÜ
Hükümetimizin aldığı önlemlerle ertelenen talep yeniden harekete geçerken, aynı canlılığın konut satışlarına da yansıdığını gördük. KDV’de sağlanan indirimler, damga vergisinin kaldırılması sektörde talebi artıran en önemli faktörler oldu. 2017 yılının ilk yarısındaki kampanyaları sektör olarak iyi değerlendirdik ve atılım yaptık.

Yılın ikinci yarısından itibaren sektörde yaşanan mevsimsel durgunluk ve KDV indiriminin 30 Eylül’de son bulmasıyla birlikte ise konut satışlarındaki gerilemeye şahit olduk.

Ekonomik dalgalanmalar ve yüksek faiz oranlarından negatif yönde etkilenen sektörümüzün devlet tarafından sürekli desteklenmeye ihtiyacı var. Büyümenin ivmelenerek devam edebilmesi de sektör dışı bir takım düzenlemelerin devlet eliyle yapılmasına bağlı.

Özellikle, kentsel dönüşüm süreçlerindeki bürokrasinin azaltılması, KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi ve sektörün ihtiyacına yönelik Emlak Bankası’nın yeniden faaliyete başlaması önemle üzerinde durduğumuz konular…
EMLAK BANKASI SEKTÖRÜN ARKASINDAKİ GÜÇ OLUR
Sektörün kendine ait, sorunlarını bilen ve yorumlayarak bu sorunlara finansal çözümler üreten bir ihtisas bankası önemli bir ihtiyaç. Emlak Bankası gibi bir kurumsal yapıyı 2018 yılında sektör heyecanla bekliyor.

YENİ PAZARLARA YÖNELMEK GEREKİYOR
Ekonomi yönetimimiz tarafından yapılan düzenlemelerle, ülkemizden gayrimenkul almak isteyen yabancı yatırımcılara vatandaşlık hakkının tanınmasıyla birlikte özellikle referandum sonrası beklenen yabancı yatırımcı ilgisinin canlanmaya başladığını gördük.

Türkiye’den ev almak isteyen ancak bürokratik kısıtlamalardan dolayı beklemede kalan yabancı yatırımcılar hemen harekete geçti.
Sektör uzun yıllardır özellikle Arap ve Körfez yatırımcılarının yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Fakat Arap pazarı da artık doygunluğa ulaşmaya başlamış durumda. Bu nedenle hem sektörümüz hem ekonomimiz için Japonya, Filipinler, Singapur, Uzakdoğu gibi yeni pazarlara yönelmemiz gerekiyor. Ekonomimizdeki istikrar ortamı devam ettiği müddetçe gayrimenkule olan yabancı yatırımcı ilgisinin de devam edeceğini düşünüyoruz.

KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİNİN HIZLANDIRILMASI İÇİN, KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜSTEŞARLIĞI OLUŞTURULMALI
Kentsel dönüşüm sektörün en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de 7,5 milyon konutun dönüşmesi gerekiyor. 2018 yılında özellikle kentsel dönüşüm süreçlerindeki bürokrasinin azaltılmasını ve çalışmaların hızlandırılması konusunda hükümetimizden destekler bekliyoruz. Bu konu, yaklaşan deprem gerçeğinin de ayrılmaz bir parçası. Uygulamaların hızlanması ile depreme hazırlık birbirinden ayrı düşünülmemesi gereken konular. Bu açıdan baktığımızda Bakanlık bünyesinde kurulacak bir Kentsel Dönüşüm Müsteşarlığı işleri mutlaka hızlandıracaktır.

Ayrıca konut satışlarının önündeki en büyük engel olarak gördüğümüz faizin düşürülmesi hem sektörün hem de ev sahibi olmak isteyen vatandaşların önceliğidir.

Bu gibi düzenlemeler yapıldığı takdirde biz de inşaatçılar olarak yapacağımız kampanyalar ve şirket olarak vereceğimiz teşviklerle taşın altına elimizi koyacağız ve 2018’de de sektörün ve dolayısıyla ülkemizin büyümesine destek vereceğiz.

ZINGAT AHMET KAYHAN

TÜRKİYE’DEKİ KONUT ARZ-TALEP DENGESİNDE SORUN YOK
2017’de de ortalama yüzde 12 civarında bir artış gördük. Aynı şekilde kiralık fiyatlarında da yükseliş devam ediyor. Burada dikkat çeken gelişme, gayrimenkul fiyatlarında yaşanan artışın hızı. Konut fiyat artışındaki hız, geçmiş yıllara göre yavaşlamış görünüyor.

Esasında Türkiye’de konut arz-talep dengesi açısından çok ciddi bir sorun yaşanmıyor. Yılda 600 bin çift evleniyor, buna bağlı olarak satılık ev piyasasında bir etkilenme oluyor. 130 bin çift ise boşanıyor ve boşanmalar da kiralık ev piyasasını tetikliyor. Türkiye’de esasında yeni bina, inşaat anlamında baktığımızda yeni evlenen çiftleri de baz aldığımızda, arzın talebe oranla yüzde 40 az olduğu dikkat çekiyor. Yeni konut arzı özellikle bu yıl dövizdeki artış ve inşaat sektörünün bundan olumsuz yönde etkilenmesi gibi nedenlerle daha da azaldı. İstanbul özelinde baktığımızda ise bu durumun arz lehine döndüğünü gözlemliyoruz.
80 MİLYONLUK TÜRKİYE’DE YALNIZCA
14 MİLYON KİŞİNİN TAPUSU VAR
Türkiye’de toplam nüfusun yaklaşık 40 milyonu 30 yaşın altında. Bu nüfusun yüzde 96’sının kendisine ait, satın aldığı evi yok. Ayrıca 80 milyonluk Türkiye nüfusunun yalnızca 14 milyonunun ev tapusu var.

Yani nüfusun neredeyse yalnızca yüzde 20’si ev sahibi konumunda. Bu çok ciddi bir rakam. Doğru politikalarla ve stratejilerle gayrimenkul sektörü bu potansiyel sayesinde canlandırılabilir.

AMORTİSMAN SÜRESİNİN UZUNLUĞU BİR KAYIP DEĞİL
Gayrimenkulün iki tane gelir getiren öğesi var. Biri gayrimenkulün kendi değer artışı. İkincisi de kira getirisi. Sadece amortisman süreci bakımından gayrimenkulün sıhhatini ölçmek çok doğru değil çünkü Türkiye, Hindistan, Suudi Arabistan ve Meksika gibi ülkelere baktığımızda değer artışındaki büyüklüğün kira getirisinden her zaman daha fazla olduğunu görüyoruz. Çünkü arkada çok ciddi bir talep var ve bu talebi karşılayabilecek gayrimenkul sayısı az. Dolayısıyla gayrimenkul enflasyonun üzerinde değer artışı getirdiği sürece amortisman süresinin uzun olması sorun teşkil etmiyor.

TÜRKİYE’DE TALEP MAKRO DİNAMİKLERİ HALEN ÇOK GÜÇLÜ
Dövizde ve faizlerde düşüş sağlanırsa 2018 inşaat sektörü açısından bir önceki yıla oranla daha iyi geçecek. Çünkü talep makro dinamikleri halen çok güçlü. Yalnızca fiyat ayarlamaları, nakit akışının doğru düzenlenmesi, finansal planlama ve kentsel dönüşümün etkisi gibi konuların üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. 2018’de planlanan altyapı yatırımları devam eder ve bunları temel yapısal ekonomik reformlar takip ederse bu durumun hızlıca düzeleceğini düşünüyoruz. Diğer taraftan şunu da eklemek gerek. Kenarında nakit tutan halk için gayrimenkul her zaman olduğu gibi iyi bir yatırım aracı olarak tercih ediliyor olacak. 

OSMAN CEM ÇANKAYA YP İNŞAAT YÖNETİM KURULU ÜYESİ

“Türkiye ekonomisinin kazandıranı inşaat sektörü olacak.”

2017’de de nitelikli inşaat projelerine yatırım yapanlar kazandı. İnşaat sektörü, birbiri ardına gerçekleşen yatırımlarla bu yıl en fazla konuşulan sektör olmayı başardı. Türk ekonomisinin kazandıranı geçmişte olduğu gibi bugün de, gelecekte de inşaat sektörü olacak. ‘Fark ve farkındalık yaratma’  felsefesiyle kurguladığımız projelerimizle yolumuza ödün vermeden devam edeceğiz. Çünkü 2018 yılı da sıradanın dışında kalanların yılı olacak.

ONUR ÖNGÜN ONURSAL Gayrimenkul Geliştirme Yönetim Kurulu Başkanı

Gayrimenkul 2018’de de kazandıracak
Gayrimenkulün 2017’de ciddi kazanç sağladı. Özellikle parasını dövizde bekletenler açısından 2018’in yatırım için en doğru yıl olacağını düşünüyorum. Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar yatırımcıyı haliyle tedirgin etti. Doğru yatırım için iyi gözlemci olmak çok önemli. Onursal Gayrimenkul bu nedenle sadece Türkiye’de yaşanan gelişmeleri değil, tüm dünyayı yakından takip ediyor ve doğru adımlar atıyor. 2018’de atılacak doğru adımlar sayesinde ekonomimizde ‘en az’ yüzde 6 büyüme bekliyorum.

CEMAL KURU  ICK YAPI Yönetim Kurulu Başkanı

“İnşaat sektörü öncü olmaya devam edecek.’’

Bu yıl İCK Yapı açısından da verimli, gelecek için heyecan veren projelere başladığımız bir yıl oldu. İCK Yapı olarak projelerimizi her zaman dönemin popüler mimarisini göz önünde bulundurarak kurguladık ve kurgulamaya devam edeceğiz. 2017 yılında, 2016’nın kasveti ve olumsuzluklarını üzerimizden attık. 2018 huzurlu ve Türkiye için önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacak. Yeni yılda yurt genelinde ofis ve konut üretimi son sürat devam edecek.

AHMET İPEK İPEKTAŞ İNŞAAT Yönetim Kurulu Başkanı

“2018 yılı başından itibaren kur seviyeleri düşüşe geçecek”
2017’deki tüm olumsuzluklara ve kur dalgalanmalarına rağmen 20 yıllık firmamız büyük yatırımlarına hız kesmeden devam etti. Kur dalgalanmaları yapı ve malzeme sektörünü olumsuz etkiledi. 2017’de yaşanan yukarı yönlü ivme, 2018’de yönünü aşağıya çevirecek. Dolayısıyla inşaat sektöründe var olan ilerleme katlanarak artmaya devam edecek. Sektörün Türk ekonomisine kazandırdığı ivmeye katkı sağlamaya, geçmişte olduğu gibi, 2018’de de devam edeceğiz.

OSMAN EKEN EKN GRUP Yönetim Kurulu Başkanı

“2018 yılı başından itibaren kur seviyeleri düşüşe geçecek”
2017’deki tüm olumsuzluklara ve kur dalgalanmalarına rağmen 20 yıllık firmamız büyük yatırımlarına hız kesmeden devam etti. Kur dalgalanmaları yapı ve malzeme sektörünü olumsuz etkiledi. 2017’de yaşanan yukarı yönlü ivme, 2018’de yönünü aşağıya çevirecek. Dolayısıyla inşaat sektöründe var olan ilerleme katlanarak artmaya devam edecek. Sektörün Türk ekonomisine kazandırdığı ivmeye katkı sağlamaya, geçmişte olduğu gibi, 2018’de de devam edeceğiz.

OSMAN EKEN EKN GRUP Yönetim Kurulu Başkanı

“Döviz kurundaki artış arsa fiyatlarını yüzde 25 artırdı”

Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi ile emlak sektöründe gerçekleştirilecek alım satımlar için güven ortamı yolu açıldı. Gayrimenkul sektöründe ‘her önüne gelenin emlakçı olması’nın getirdiği sektörel dağınıklık, güven sorunu, mağduriyet gibi problemlerin çözülmesi ile 2018’de ekonomide hareketlenmeler göreceğiz. Dövizdeki hareketlilik arsa fiyatlarını yüzde 25 oranında artırdı. Bu, arsanın her dönem ihtiyaç olduğunun en büyük göstergesi. Yeni düzenlemelerin oturmasıyla bu yıl ekonomimizin yüzde 5 civarında büyüyeceğini öngörüyorum.

SELAHATTİN USLU INTEGRA YAPI İNŞAAT Yönetim Kurulu Başkanı

‘’En büyük ilaç dinamizm’’

Türk ekonomisi bu yıl güçlü bir büyüme performansı gösterdi. İnşaat sektörünün katkısıyla büyüme gelecek yılda da devam edecek. 2017 yılı verileri gösteriyor ki; gelecek yıl da büyümemize en çok katkıda bulunacak sektör, inşaat sektörü olacak. Siyasi açıdan dingin, sektörel açıdan dinamik geçen bir 2018 ile büyüme rakamlarının yüzde 7’lere ulaşması mümkün. Son yıllarda Başkent’in yeni kimlik lokasyonlarında 10 yıl sonrasının beklentilerine cevap verecek nitelikte konut projeleri üretiliyor.

EFE BEZCİ BESA GRUP Yönetim Kurulu Üyesi

“Yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”
Geçen yılın olumsuzluklarının yerini, 2017’de huzur aldı ve 2018’de de huzur ortamının korunacağını düşünüyorum. Besa Grup olarak yeni yatırımlarla hareketlenen sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz. Kent İncek, Galleria AVM ve Bodrum’daki The Bo Viera villa ve otel projemiz devam ediyor. Gelecek yıl için en önemli sorunlardan biri enflasyon olacak. Fakat ülkemiz büyüme trendini sürdürecek. Dövizdeki hareketlenme 2018’de de sürecek gibi görünse de, biz yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.

ÇEİS TUFAN ÜNAL

KENTSEL DÖNÜŞÜM VE BÜYÜK PROJELERİN ETKİSİYLE CANLANMA SÜRÜYOR
Ertelenmiş konut talebi, kentsel dönüşüm ve büyük proje yatırımlarının etkisiyle inşaat sektöründe bir süredir önemli bir canlanma yaşanıyor. Çimento ve inşaat sektörlerinin entegre işleyişi sebebiyle bu canlanma çimento talebine de önemli katkı sağlıyor. Bu durumun, 2016 yılında olduğu gibi 2017 yılında da sektörümüze pozitif yansımaları söz konusu oldu. Türk çimento sektörü bugün dünyadaki en büyük çimento üreticileri arasında yer alıyor.

Dünya çimento üretiminde ilk beşte yer alan sektörümüz, son on yılda üretimini yüzde 50 artırarak, Avrupa’nın lideri konumuna geldi. Sektörümüz ülke ihtiyacının tamamını karşılayabiliyor olmakla kalmayıp, ihracatta da dünya pazarının ilk sıralarında yer alıyor. 2016 ihracat gelirimiz 500 milyon doları yakaladı, 2017 yılını da benzer bir başarı ile tamamlamayı hedefliyoruz.
SEKTÖRÜMÜZÜN YURT İÇİ BÜYÜMESİ YÜZDE 4 SEVİYESİNDE
Türkiye’de konut ve altyapı yatırımlarının devam etmesine bağlı olarak sektörümüz de büyümeye devam ediyor. 2017 yılında da geçtiğimiz yıla benzer bir başarı yakalayarak, ülke büyümesine paralel olarak yüzde 4-5 civarında büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Son 9 aylık verilere baktığımızda, sektörümüzün büyümesinin yurt içi satışlar çerçevesinde yüzde 4 seviyesine yaklaştığını görebiliyoruz. 

2017’DE SEKTÖRÜMÜZ STOK KONTROLÜYLE VERİMLİ ÇALISMASINI ARTIRDI
2017 özellikle şirketlerin verimli çalışmasında büyük öneme sahip stok kontrolünün sektörümüzde başarılı bir şekilde yürütüldüğü bir yıl oldu. Bu yılın Eylül ayı ile geçtiğimiz yılın aynı dönemini kıyasladığımızda, stok oranımızın yaklaşık yüzde 16 civarında azaldığını görüyoruz. Başta Akdeniz’de yüzde 40 civarında olmak üzere, Marmara, Ege ve Karadeniz’de stok erimesi söz konusu. İnşaat sektöründeki büyüme ve ihracat kapasitemiz ile 2018 yılında stokların azalma yönünde eğilim göstereceğine ve buna bağlı olarak üretimde canlandırıcı bir etki yaşanacağına inanıyorum. 

2017 İHRACATTA ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE ETTİĞİMİZ BİR YIL OLDU
Sektörümüz ülke içi talebi karşılamanın yanı sıra ihracatta da dünya pazarının ilk sıralarında yer alıyor. 2017 yılı da ihracatta önemli başarılar elde ettiğimiz bir sene oldu. Yılın ilk 9 ayında çimento üretiminde, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 2,7‘lik bir artış gerçekleştirmeyi başardık. Aynı dönemde, çimento ve klinker ihracatımız toplam 10.140.246 ton olarak gerçekleşti. En fazla ihracat yaptığımız ülkelerden bahsetmem gerekirse; ABD’ye 1.254.356 ton, bölgedeki çatışma ortamına rağmen Suriye’ye 1.091.918 ton, Gana’ya 964.691 ton ve İsrail’e 833.308 ton çimento ve klinker ihraç ettik.
Ek olarak belirtmek isterim ki, sektörümüzde son yıllarda yaşanan genel maliyet artışlarına rağmen Çin’den sonra dünyanın en ucuz çimentosunu satmaya devam ediyoruz.

2023’E KADAR 7 MİLYON KONUT İNŞA EDİLECEK, 130-140 MİLYON TON CİVARINDA ÇİMENTO KULLANIMI GERÇEKLEŞECEK
İnşaat sektöründeki büyüme ve ihracat kapasitemiz ile 2018 yılında da Türk çimento sektörü olarak büyümemizi sürdürmeye devam edeceğimize inanıyorum. Son dönemde kentsel dönüşüm kapsamında yaklaşık 7 milyon konutun, 2023 yılına kadar tekrar inşa edilmesi gündeme geldi. Bu projeler doğrultusunda, 130 – 140 milyon ton civarında çimento kullanımının gerçekleşeceği değerlendirilmektedir. Konut talebi ve kentsel dönüşüme ek olarak, Üçüncü Havalimanı, Avrasya Tüneli ve İzmit Körfez Geçişi gibi büyük projelerin yatırımı da çimento talebine önemli katkı sağlıyor. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde hem iç hem de dış pazarda, ihraç fiyatlarındaki aşırı düşüşe rağmen çimento sektörünün canlılığını koruyacağına inanıyorum.

Sektörümüz ülke içi talebi karşılamanın yanı sıra ihracatta da dünya pazarının ilk sıralarında yer alıyor. Gürcistan’daki inşaat yatırımları, İsrail’e olan ihracatın devam etmesi ve ABD ile Afrika’ya satılan ürünlerin hacimce artma ihtimali de sektörümüz için önemli potansiyel oluşturuyor.

2018 yılında sektörümüzün aktörleri yeni fabrika alımı, mevcut fabrika modernizasyonu ve verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını gerçekleştirmeye devam edecek. 2018 yılında da Türk çimento sektörü olarak büyümemizi sürdürmeye ve ciromuzu artırmaya devam edeceğimize inanıyorum.
2018’DE KAPASİTE KULLANIM ORANINI ARTIRARAK SEKTÖRÜMÜZÜN BÜYÜMESİNE İLAVE KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ
Türk çimento sektörü olarak sektörün sağlıklı büyümesi en büyük temennimiz. Bu sebeple sektörümüzün önümüzdeki dönemdeki asıl hedefi, verimliliğe yönelik yatırımlara ağırlık vererek, sektörümüzün altyapısını daha güçlü hale getirmek olacak.

Sektörümüzün 2016 yılında klinker kapasite kullanım oranı %87, çimento kapasite kullanım oranı ise %60 civarında gerçekleşti. Bu çerçevede, üretim kapasitesinin yanı sıra kapasite kullanım oranımızı artırarak, 2018 yılında sektörün sağlıklı bir biçimde büyümesine ilave katkı sağlamayı hedefliyoruz.

FULYA ÖZGÜL KOÇAK ONDULINE AVRASYA

2017 YILINDA DA PİYASAYA YENİ ÜRÜNLER SUNDUK
Onduline Avrasya olarak 2017 yılını verimli geçirdiğimizi söyleyebiliriz. 2016 yılında olduğu gibi 2017’de de müşterilerimizi yeni ürünlerimizle buluşturduk. 2016 yılında oluklu levha ürün grubumuza eklediğimiz Onduline Andromeda, Onduline Zigana, Onduline XHR ve Onduline FIT ile birlikte 2017 yılında da estetik ve kesinlikle su geçirmeyen “Onduline Zigana Tile” levhamızı üretmeye başladık. Bununla birlikte kiremit altı su yalıtımı ürün gamımıza eklediğimiz Ondutiss nefes alan su yalıtım örtülerini ve ıslak hacimlerin su yaltımını sağlayan Ondulikit sürme esaslı membranımızı piyasaya sunduk.  

BİNALARDA SU YALITIM YÖNETMELİĞİ’NİN HERKES İÇİN YOL GÖSTERİCİ OLACAĞINA İNANIYORUZ
Su yalıtım sektörü için 2017 yılının en önemli gelişmelerinden biri, binalarda su ve neme karşı alınması gereken önlemlerin teknik kurallarının yönetmelikle düzenlenmesi oldu. Ekim ayının sonunda Resmi Gazete’de yayımlanan “Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği”, ülkemizdeki mevcut yapı stoğunun büyük bir bölümünün su yalıtımı problemleriyle karşı karşıya olması ve bu problemlerin yüksek onarım ve güçlendirme maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle hazırlandı. 

Onduline Avrasya olarak binalarda temelden çatıya kadar uzanan su yalıtımının önemini uzun yıllardır her platformda anlatmaya çalışıyor ve sektör profesyonellerinden tutun da son kullanıcılara kadar toplumun her kesiminde bir bilinç uyandırmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda, ilgili su yalıtım yönetmeliğinin herkes için yol gösterici olacağına inanıyoruz.
SEKTÖR İHTİYACI OLAN İVMEYİ
YAKALAYACAKTIR
Bilindiği üzere inşaat sektörünün ülke ekonomisine etkisi büyük. Bu nedenle sektörde yer alan şirketlerin ekonomik parametreleri de değerlendirerek kaliteli mal ve hizmet üretmek için daha önemli stratejiler geliştireceğini ve bu stratejiler ışığında sektörün ihtiyacı olan ivmeyi yaklayacağını düşünüyoruz.

2018 YILINDA DA ÖNCELİĞİMİZ
ÜRÜN KALİTE  VE GÜVENİLİRLİĞİ
2018 yılında her zaman olduğu gibi ilk önceliğimiz ürünlerimizin kalitesinden ve güvenilirliğinden asla taviz vermeden müşterilerimize kusursuz bir hizmet sunmak olacaktır. Ayrıca, AR-GE çalışmalarımıza kesintisiz devam edecek ve usta eğitimlerimizi daha da geliştirerek sürdüreceğiz. 

DOKA KALIP İSKELE ENDER ÖZATAY

ŞANTİYELERDE ARTAN İŞ GÜVENLİĞİ BİLİNCİ VE ENDÜSTRİYEL KALIBA GEÇİŞ SEKTÖRÜMÜZÜN BÜYÜMESİNİ DESTEKLEDİ
İnşaat sektörünün güçlü çift haneli büyümesi, genç nüfusun artan daha iyi yaşama talepleri, gerek özel sektörün gerekse de kamunun büyüyen inşaat yatırımları nedeniyle kalıp ve iskele sektörü çok iyi bir yıl geçirdi.

İnşaat yatırımlarındaki artışın yanı sıra 2 önemli faktör daha kalıp & iskele sektörünün güçlü çift haneli büyümesini destekledi. Bunlar kara kalıptan endüstriyel kalıba olan geçişin sürmesi ve şantiyelerde artan iş güvenliği bilincidir.

Firmamız açısından da 2017 yılı güçlü çift haneli satış ve kâr büyümesi gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. Bu büyümemizi desteklemek amacıyla hissedar ailemiz tamamı ödenmiş işletme sermayemizi 70 milyon TL nakit arttırarak 100 milyon TL’ye çıkardı. Bu da hem Türkiye’ye hem de Doka Türkiye ekibine hissedarlarımızın duyduğu güvenin bir sonucudur.

2017 yılında gerek kamunun Kuzey Marmara Otoyolu, şehir hastaneleri, Kömürhan Köprüsü, Eyiste Viyadüğü gibi çok sayıda projesinde; gerekse de özel sektörün en büyük yatırımları arasında olan Swisshotel, TEM medya merkezi, AND Pastel, Katal Mavişehir, Atılgan Royal, Kale Ofis projelerinde firmamızın tercih edilmesi bizleri onurlandırdı.

SON 4 YILDA GELDİĞİMİZ KONUMDA EN BÜYÜK PAY DOKA ÇALIŞANLARININDIR
Bugün itibariyle yine firmamız Doka özelinde şunu söylemek isterim: Türkiye’de gerek özel sektörün gerekse de kamunun bir numaralı kalıp tedarikçisi artık Doka’dır. Son 4 yılda geldiğimiz bu konumda en büyük pay elbette büyük bir özveriyle çalışan Doka çalışanlarınındır.

Firmamızın 2017 yılındaki büyük başarısının formülü aslında çok basit: En hızlı ve en güvenli kalıp sistemlerini en optimum çözümle en kısa sürede tedarik etmektir.

2018’DE GÜÇLÜ BÜYÜME RAKAMLARI YERİNE FAİZ VE VERGİ SONRASI NET İŞLETME KARLILIĞI VE NAKİT AKIŞI DAHA ÖNEMLİ OLACAK
Tüm veriler 2018 yılının 2017 yılından daha iyi olacağını göstermekle birlikte 2018 yılında risklerin çok iyi değerlendirilerek yönetilmesi gereken bir yıl olacağını öngörüyoruz. Güçlü büyüme rakamları yerine faiz ve vergi sonrası net işletme kârlılığı ve nakit akışının daha önemli olacağını tahmin ediyoruz.
2018 yılında kalıp ve iskele sektörü için kara kalıptan endüstriyel kalıba geçişin süreceğini öngörüyoruz. Bu geçiş, 2017 yılında olduğu gibi yine sektörümüzü inşaat sektörünün ortalama büyümesinin üzerinde büyüten bir etken olacaktır.

2018 yılında yine gerek kamunun gerekse de özel sektörün en önemli projelerinde Doka’nın tercih edileceğine inanıyoruz. 85 kişilik ekibimiz ve 200 milyon TL’lik kiralanabilir kalıp ve iskele stoğumuz ile Türkiye’nin her yerine 24 saat içerisinde istenen kalıp sistemini ulaştırmaya bu yıl da devam edeceğiz. İnşaat sektöründen gelen talebe paralel olarak kiralanabilir kalıp ürün parkımıza 2018 yılında 50 milyon TL daha yatırım yaparak 250 milyon TL’ye çıkaracağız.

GF HAKAN PLASTİK BATUHAN BESLER

İnşaat sektörü ilk dokuz ayda yüzde 10,2 büyüme kaydetti ve bu da Türkiye ekonomisinin büyümesinde pozitif bir etki sağladı. Bu pozitif gelişmenin diğer tarafında ise sektörün yaşadığı finans sorunlar yer alıyor, inşaat sektörü ile birlikte tüm paydaşları bu durumdan olumsuz etkilendi.

Döviz kurlarının ve enflasyonun artış trendinde olmasına rağmen, sağlanan destekler ve yapılan kampanyalar ile inşaat sektörü önemli bir büyüme kaydetti ancak bu büyümenin sürdürülebilir bir büyüme olup olmadığını önümüzdeki günler bize daha net gösterecek.İnşaat ve buna bağlı olarak yapı malzemeleri sektöründe yaşanan bu gelişmelerle 2017 yılının sonuna gelindiğinde GF Hakan Plastik için yine de başarılı bir yıl olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 2017 başı itibari ile organizasyonumuza yaptığımız yatırımlar, şirket içindeki değişim yönetimi ve güçlü finansal yapımız ile 2016 yılına göre %30 civarında bir büyüme kaydettik. Büyümemiz özellikle iç pazardaki etkinliğimizin artmasına paralel olarak geldi.

İhracatta henüz istediğimiz en üst performansa ulaşamasak da hem yeni pazarlara girdik hem de bulunduğumuz pazarlarda konumumuzu güçlendirdik. Bu da önümüzdeki dönemde daha etkin ve sürdürülebilir bir ihracat büyümesini beraberinde getirecektir. 2017 yılının Mart ayında ISH Fuarı ile başlayan süreçte yıl içerisinde toplam 8 yurt dışı fuara katıldık. Özellikle yeni olduğumuz pazarlarda fuarların olumlu etkisini gördük, Gana’da katıldığımız fuar sonrasında ulaştığımız yeni müşteriler ile ticaret başlattık. Yurt içi eğitimlerimiz ile birlikte yine yurt dışı müşteri eğitimlerimiz de yıl içerisinde Kıbrıs’tan Gürcistan’a hatta Etiyopya’ya kadar uzandı.

TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ÜRETİM ÜSSÜ
Georg Fishcer için Türkiye önemli bir üretim üssü. Hem Türkiye’deki hem de dünyadaki talebe karşılık verebilmek açısından yeni bir yatırım gerçekleştirmemiz gerekiyordu, bu nedenle 2017 yılında SİLENTA ürün grubu için üretim hattı ile ilgili yatırım yaptık.

Bununla beraber GF birleşmesi ile birlikte hız verdiğimiz sistem altyapısı, endüstriyel uygulamalar, izleme araçları ve verimlilik artırmaya yönelik çalışmalarımız oldu ki yeni yılda da bu çalışmalarımız devam edecek. 2016 itibari ile Georg Fischer’in tüm dünyada, tüm şirketlerinde uygulanmak üzere anons ettiği Strateji 2020 hedefleri doğrultusunda kendi önceliklerimizi belirledik. Bir taraftan organizasyonumuzu ve iş yapış süreçlerimizi geliştirirken diğer taraftan da hedeflerimizi yakalamaya çalıştık. GF Strateji 2020’yi, GF Hakan Plastik süreçlerine çok başarılı bir şekilde entegre ettik. Bunun karşılığında da bütün Georg Fischer firmaları içinde Strategy 2020’yi olağanüstü uygulayan firma ünvanını aldık ve “Gold Award”ı kazandık.

İK, BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YATIRIM
2017 yılında özellikle satış kanalı ve insan kaynağına yatırımlarımız öne çıktı. İnsan Kaynakları alanında hem eğitimler hem de etkinlikler ile çalışanlarımızın tüm süreçlere katılımını artırmayı hedefledik. Örneğin, en önemli çalışmalarımızdan biri iç iletişim yayınımızı çıkarmaya başlamamız oldu. Hali hazırda tüm GF şirketlerinde ortak yayınlanan ve şirket içindeki global çalışmaları anlatan bir dergimiz var. Biz GF Hakan Plastik bünyesinde de kendi içimizden haberlere yer verdiğimiz yayınımızı oluşturduk.

Bir diğer çalışmamız “Öneri Sistemi”. “Bir işi en iyi bilen o işi yapan kişidir’’ felsefesinden yola çıkarak oluşturduğumuz sistem ile üretim verimliliğimizin artırılması, kalitemizin iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, iş süreçlerimizin hızlandırılması, zaman kaybının önüne geçilmesi ve maliyetlerin düşürülmesini hedefledik. 6 aylık süreçte toplam 129 öneri topladık.

İK alanındaki bir başka önemli çalışmamız İSG Haftası etkinliğimiz oldu. Bir hafta boyunca “sıfır iş kazası, sıfır meslek hastalığı” hedefi ile hem Çerkezköy hem de Urfa fabrikamızda çeşitli etkinlikler düzenledik. Eğitimlerin yanı sıra gerçekleştirilen tiyatro gösterisi ile kendi içimizde iş sağlığı ve güvenliği farkındalığımızı artırmayı amaçladık. Etkinliğin en önemli parçalarından biri de çalışanlarımızın çocukları arasında düzenlediğimiz “Güvenli çalış, yanımda ol!” konulu resim yarışması oldu. Çocuklarımız anne ve babalarını düşünerek ortaya harika eserler çıkardılar.

Çalışanlarımıza yönelik eğitim çalışmalarımız ihtiyaçlar ve hedefler doğrultusunda düzenli olarak da devam ediyor. Ancak GF için en önemli programlardan biri “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” eğitim programı. 2004 yılından beri tüm GF şirketlerinde sürdürülen program 2017 yılı itibari ile GF Hakan Plastik içinde de uygulanmaya başladı.

2018 İÇİN HEDEF, MARKAYA OLDUĞU KADAR SEKTÖRÜN GELİŞİMİNE DE KATKI SAĞLAMAK
2018 yılına ülke olarak birçok belirsizlikle giriyoruz. Özellikle dövizde yaşanan belirsizlik, yüksek enflasyon ve sınırlarda yaşanan problemler endişe yaratıyor. Ayrıca seçim yılı olacak 2019’dan önceki yıl olması sebebi ile 2018’de seçim ekonomisi uygulamalarının olabileceğini öngörüyoruz. Buna rağmen Georg Fischer olarak Türkiye’ye olan inancımız tam ve bu ülkeden beklentilerimiz yüksek.

GF Hakan Plastik olarak özellikle insan kaynağımıza, üretim teknolojilerimize ve satış kanallarımıza kesintisiz yatırım yapmaya devam ediyor olacağız. Operasyonlarımızdaki iyileştirmeler ile üretim verimliliğini artırırken, ürün kalitemizi de sektör beklentilerinin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda 2018 için %10 civarında bir büyüme öngörüyoruz. Bu büyümeye ana katkının ihracattan olmasını hedefliyoruz.
2018 yılından beklentimiz yaptığımız yatırımların sektörün gelişimine de katkıda bulunması. Bu yıl özellikle eğitim ve teknik danışmanlık çalışmalarına ağırlık vereceğiz. 2017 yılı içinde pazarlama departmanı içinde oluşturduğumuz Teknik Hizmetler bölümü ile satış öncesi ve sonrasında sunduğumuz hizmet kalitesini birkaç basamak yukarıya taşıdık.

2018 yılında satış öncesinde özellikle profesyonel karar verici ve kullanıcıların plastik boruyu düşündüklerinde ilk destek almak isteyecekleri kaynak olmayı hedefliyoruz. Buradaki amacımız sadece GF Hakan Plastik ürünlerini tanıtmak ya da satmak değil, özellikle projelerin ihtiyacına en uygun sistem çözümlerini sunmak.

2017 yılı Mayıs sonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik”i yayınlandı. Bu yönetmelikle her türlü yapı, bina, tesis ve işletmede yapım, kullanım, bakım ve işletim bakımından uyulacak kurallar detaylı olarak sıralandı. İnsan sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir konu ve 2018’de bina inşaatlarının da önemli konulardan birinin Sessiz Binalar olacağı kanaatindeyim.

Bu konuda GF Hakan Plastik olarak tesisat konusunda yıllardır hazırız. Türkiye’nin ilk sessiz boru üreticisi olarak, bu konunun önemini çok iyi biliyor ve tüm paydaşlarımıza bu konudaki sistem önerimizi anlatıyoruz.

TALİN SARAYLI SARAY ALÜMİNYUM

SEKTÖRÜMÜZDE CANLILIK DEVAM EDİYOR
Alüminyum sektörü 5 milyar dolarlık iş hacmiyle Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörümüzün yıllık kapasite miktarı 1 milyon tonun üzerinde. Alüminyum sektörü, Türkiye ekonomisinin yanı sıra inşaat sektörüyle de entegre işleyiş gösteriyor. Dolayısıyla, inşaat sektöründe bir süredir yaşanan talebe endeksli canlanma, sektörümüzü de hareketli tutuyor. 2017 yılında da hem Türkiye ekonomisi hem de inşaat sektöründe büyüme yaşandı. Tabi bu durum sektörümüzdeki canlılığın da devam etmesini sağladı.

2017’Yİ 560 MİLYON CİRO İLE KAPATIYORUZ
Sektörün öncü kuruluşlarından Saray Alüminyum olarak, 2017 yılını yaklaşık 560 milyon TL ciro ile kapatıyoruz. Kasım ayı itibariyle bu hedefimizde 518 milyon TL’yi yakaladık bile.

Yılı, yüzde 8-9 civarında büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz. 2017 yılında en çok tercih edilen ürünlerimiz, Türkiye’de üretimi ilk kez bizim tarafımızdan gerçekleştirilen, A2 yanmazlık sınıfı SarayA2 kompozit paneller oldu.

YENİ BİR KOMPOZİR HATTI ALIMI YÖNÜNDE GÖRÜŞMELERİMİZ VAR
Bu sene alımını gerçekleştirdiğimiz panjur üretim hattımızı 2018 yılının ilk çeyreğinde devreye almayı planlıyoruz. Artan talebi hızla karşılayabilmek için yeni bir kompozit hattı alımı yönünde görüşmelerimiz ve kapasite artırımına yönelik yeni yatırımlarımızın görüşmeleri de devam ediyor.
İHRACATTAKİ BAŞARILI YÜKSELİŞİMİZİ 2018 YILINDA DA SÜRDÜRECEĞİZ
Globalleşmemizin bir göstergesi olarak toplam satış ve ciromuzun yaklaşık yüzde %35’ini ihracattan elde ediyoruz.

Alüminyum profil üretimimizin yaklaşık yüzde 50‘sini Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Asya’da yer alan 50’yi aşkın ülkeye ihraç ediyoruz.

2017 yılında ihracat sıralamasında üst noktalardaki yerimizi korumaya devam ettik. Yılı, 190 milyon TL ihracat ile kapatmayı hedefliyoruz. 2018 yılında da ihracattaki başarılı yükselişimizi sürdüreceğimize inanıyorum. Geniş ihracat ağımıza bu sene Amerika’yı da ekleyeceğiz.

ORHAN TURAN ODE YALITIM

SON 5 YILDA 55 MİLYON DOLARLIK YATIRIM YAPTIK

2017 yılının ODE Yalıtım için çok iyi bir yıl oldu. 2017 yılını yüzde 30 büyüyerek, 250 milyon TL ciro ile kapattık. Bu büyüme oranı hem sektörümüzün büyüme oranının hem de ODE’nin son 10 yıllık büyüme ortalamasının üzerinde. Büyümemizde yılın ilk yarısında üretime başladığımız Eskişehir tesisimizde yeni üretim ile gelen kapasite artışımızın büyük etkisi var.

Çorlu fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz modernizasyon yatırımı ve bunun sonucunda bir kapasite artışı söz konusu. Tüm bu yatırımlara baktığımızda son 5 yılda 55 milyon dolarlık yatırım yaptığımızı görüyoruz. 2018 yılında yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bu kapsamda 2018 yılında yüzde 20 büyüyerek, ciromuzu 300 milyon TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz.
Amacımız büyümeyi sürdürülebilir kılarak, 2021 yılına kadar 500 milyon TL ciroya ulaşmak. Bu da şu anki hacmimizin iki katı anlamına geliyor.

2018 İHRACATTA DA ATILIM YILIMIZ OLACAK
ODE Yalıtım olarak dünyanın değişik coğrafyalarına ihracat yaptık ve teknik yalıtımda bazı ülkelerde pazar lideri olduk. ilk fazında üretime başladığımız Eskişehir fabrikamızın tamamlanmasıyla birlikte, kapasite ve ciro açısından Türkiye’nin en büyük yalıtım firması olacağız. Bu kapsamda ihracatta da 2018 yılından başlayarak bir atılım sürecine girmeyi planlıyoruz. Hedefimiz 1 milyon dolar üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısını her yıl bir ülke arttırarak, ihracatın toplam ciromuzdaki payını %35’e çıkarmak. Bu kapsamda ihracatımızı 4 yıl içinde %100 arttırmayı planlıyoruz.

ERDOĞAN YILMAZ SİSTEM ALÜMİNYUM

2017 BİZİM İÇİN YATIRIM VE BÜYÜME YILI OLDU
Son birkaç yıldır ülkemizde yaşanan iç ve dış kaynaklı bazı gelişmeler elbette ekonomiyi ve şirketleri çeşitli yönlerden etkiledi. Bunlara rağmen 2017 bizim için yatırım ve büyüme yılı oldu. Yeni pres ve paketleme hatlarımızı devreye soktuk, yeni bir laboratuvar ve test merkezi ile AR-GE faaliyetlerimizi güçlendirdik.

Ayrıca; sektöründe en çok ihracatı gerçekleştiren şirketlerden birisi olmamız, olumsuz gelişmelerden bir nebze daha az etkilenmemizi sağladı. 2017 başında planladığımız üretim hedefimizin %10 üzerine çıkmış durumdayız.
YÜZDE 45 İSTİHDAM ARTIŞI GERÇEKLEŞTİRDİK
Yaptığımız yatırımlar çalışan istihdamı konusunda çok olumlu sonuçlar doğuruyor. 550 olan personel sayımızı %45 oranında bir artışla bir artışla 800’ün üzerine çıkardık. Hem mavi hem beyaz yakalı çalışan istihdamına sağladığımız katkı bizim için ayrı bir gurur vesilesi olmaktadır.

Özellikle yeni çalışanlarımızın kurumsal değerlerimize ve sistemimize daha hızlı adapte olabilmesi için, kurum içi eğitimlerimiz tüm yıl sürdü. 2018’de de eğitim faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.
Nitelikli ürünlerin ancak nitelikli personeller tarafından üretilebileceğinin bilincindeyiz ve SİSTEM ALÜMİNYUM’ da eğitim çalışmaları üzerinde önemle durulan bir konudur. Son olarak; 2017 başında giriştiğimiz kurumsal kimlik yenileme çalışmalarımızı yıl içinde tamamladık ve iletişim çalışmalarımıza yeni bir görünüm de kazandırdık.

2018’İN İKİNCİ ÇEYREĞİNDE ALUTECH MARKASIYLA ÜRETTİĞİMİZ ALÜMİNYUM PROFİL KAPASİTEMİZ
43 BİN TON SEVİYESİNE ÇIKACAK
2018 yılı içinde 2017’de yaptığımız yatırımların geri dönüşlerini alıyor olacağız.
2017 de satın almasını gerçekleştirdiğimiz iki yeni pres, 2018’in ilk çeyreğinin sonunda teslim edilecek bize. Bunların kurulumunu tamamlayıp, 2018’in ikinci çeyreğinde faaliyete geçirmeği planlıyoruz.

Böylece Alutech markasıyla ürettiğimiz alüminyum profil kapasitemizi yıllık 43.000 ton seviyelerine çıkarmış olacağız.  Dolayısıyla çalışan istihdamımıza yansıyacak bir artışta olacak.

AR-GE FAALİYETLERİMİZ VE YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK
Farklı ürünleri amaçlayan yeni alaşım çalışmaları da AR-GE bölümümüzde devam edecek ve yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Sadece araştırma değil, bunların sonuçlarını alacağımız “geliştirme” faaliyetlerinin sektörümüz ve şirketimiz için öneminin her zaman farkında olduk.

2017 içinde A2 Yanmaz Nitelikli Kompozit Panel ürünlerimize yaptığımız AR-GE yatırımlarının sonuçlarını hem ulusal hem ihracat piyasasında kazandığımız ihale ve proje artışıyla almaya başladık.

HEM YURT İÇİ HEM YURT DIŞI TANITIM FAALİYETLERİMİZİ ARTIRACAĞIZ
Artan üretim kapasitemizi satışa çevirecek pazarlama ve tanıtım faaliyetlerimizi ve yatırımlarımızı hem yurt içi hem yurt dışı pazarda daha da arttırmayı planlıyoruz. Yurt dışı ve yurt içinde inşaat sektörünü bir araya getiren önemli fuar organizasyonlarına katılımımız devam edecek. Şubat ayı sonunda Stuttgart R+T fuarında bulunacağız. Sektörün ilgililerini yılın ilk yarısında TÜYAP Kapı-Pencere ve Yapı 2018 fuarlarında kuracağımız stantlarımıza bekliyoruz.

AR-GE yatırımlarımızdan kısmen bahsetmiştim: Özellikle 7.xxx serisi alüminyum alaşımları kullanacağımız, inşaat dışındaki, otomotiv ve havacılık gibi sektörlerde de faaliyetlerde bulunmak üzere çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.

Tüm ürün gruplarımız için uluslararası piyasalarda satış ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdürerek ülkemizin önde gelen ihracatçı firmaları arasındaki konumumuzu devam ettireceğiz.

İZOMAS şirketler grubu İSMAİL ÇOKSAYAR

2017’DE ELEKTROMEKANİK TAAHHÜT ALANINDAKİ HIZLI BÜYÜMEMİZ DEVAM ETTİ
2017 yılı İzomas Şirketler Grubu için genel olarak iyi bir yıldı. İç piyasalardaki nakit sıkışıklığı ve uzayan tahsilat sürelerini ihracat pazarlarında büyüyerek aşmaya çalıştık. Elektromekanik taahhüt alanındaki hızlı büyümemize bu sene de devam ettik. Yurt dışı projelere ağırlık verdik. Zorlu pazar şartlarına ayak uydurabilmek için süreçlerimizi tekrar değerlendirerek, iş performansımızı arttıracak şekilde iyileştirmeler gerçekleştirdik.

KATMA DEĞERLİ ÜRÜN VE HİZMETLERLE ÖNE ÇIKMAYI HEDEFLİYORUZ
2018 yılının parlak bir yıl olacağını söylemek pek mümkün gözükmüyor. Geçmiş yıllardaki kriz süreçlerinde olduğu gibi ağırlığımızı inovasyona vereceğiz. Bu sayede katma değerli ürün ve hizmetlerle iç ve dış pazarlarda öne çıkmayı hedefliyoruz.
ŞİRKETİMİZİN ENTELEKTÜEL SERMAYESİNİ ARTIRMAK KURUMSAL İTİBAR İLE MÜMKÜN
Pazar şartları zorlaştıkça kurumsal iletişim kritik başarı faktörlerinden biri haline geliyor. Kurum kültürümüz ışığında şekillenen kurumsal süreçlerimizi; iş süreçleri, iletişim süreçleri ve ilişki süreçleri olarak beraber yürütüyoruz. Bu süreçlerin toplamının bir sonucu olan kurumsal itibar sayesinde de artan rekabet karşısında konumumuzu güçlü bir noktada tutmayı hedefliyoruz. Ayrıca nitelikli insan kaynaklarını şirketin entelektüel sermayesi olarak şirkete bağlamanın da ancak inşa ettiğimiz bu kurumsal itibar sayesinde gerçekleşeceğine inanıyoruz.

2018 yılında Teknoyatırım programı kapsamında başlamış olduğumuz yatırımlarımızı tamamlayarak ve entelektüel sermayemizi arttırarak büyümeyi hedefliyoruz.

HYDRO TÜRKİYE ÇAĞDAŞ TAYLAN

Sektörde 2017 yılında projeler devam etse de genel anlamda karlılıkların erezyona uğradığı bir yıl yaşandı. Firmamız açısından ise oldukça hareketli geçti bu yıl.

Türkiye’de faaliyetlerini yürüttüğümüz Sapa markamızın sahibi Sapa Grup’ta Hydro ve Orkla’nın yüzde 50-50 ortaklıkları vardı. Geçtiğimiz aylarda Hydro bu hisselerin %100’ünü satın aldı ve sonrasında da Sapa Grup adı ortadan kaldırılarak sadece Sapa, Wicona ve Technal adları ile markaların devamı kararı alındı. Bu karara bağlı olarak Aldom markamız bir ürün grubu halini alarak, Sapa adı altında satılmaya başladı. Yaşadığımız tüm bu hareketliliğe rağmen biz, bir önceki yıla göre %25 oranında bir büyüme oranı yakaladık.

WICONA MARKAMIZI TÜRKİYE PAZARINA SUNACAĞIZ
Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik verilere rağmen biz yine hedefimizi büyüme üzerine kurduk ancak bu hedefler sadece rakamsal alanda değil AR-GE konularında da oluyor. Sistem çözümlerimizi daha da ileri götürmemiz her zaman önceliğimiz. 2018 yılında kendini kanıtlamış sistem markamız Sapa; geniş bayi ağı, uzman teknik ve satış kadrosu, hızlı tedarik zinciri ile; ne istediğini bilen, prestijli projelere imza atmak isteyen sektör profesyonellerine aynı kalite ile hizmet vermeye devam edecek. Yeni cephe sistemimiz NRGY 52 ile sürme sistemimiz Pull &Slide’ın pazar lansmanları yapılacak. Ayrıca 2018 yılı içerisinde Alman Wicona markamızı da Türkiye pazarına sunacağımızın haberini ilk defa burada vermekten mutluluk duyuyorum.

OPTIMUS DORUK MUSTAFA ÜSTÜN

2017 ÖNEMLİ ATILIMLAR GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ BİR YIL OLDU

2017 Optimus Doruk için bir atılım yılı oldu diyebiliriz. AG elektrik pano üretim tesisimizi ve depo alanımızı toplam 3400 m² ye çıkardık ve çok daha merkezi bir lokasyona taşıdık.

Şirketimizin faaliyet alanlarında ciddi bir genişleme gerçekleştirdik. AG elektrik pano üretimi, bina otomasyon sistemleri, ürün dağıtım ve satışı diye adlandırabileceğimiz 3 ana faaliyet alanımızın alt dallarında da önemli miktarda geniş bir yelpazeye yayıldık. Pano imalatımızın yanı sıra AG şalt ürünleri, yumuşak yolverici ve frekans konvertörleri ve anahtar priz dağıtım ve satışı gerçekleştiren Optimus Doruk, bina otomasyon sistemleri tarafında aydınlatma otomasyonundan mekanik otomasyona (HVAC), yangın güvenlik sistemlerinden kapalı devre kamera sistemlerine kadar çeşitli kollarda hizmet sunuyor duruma geldi. Adana, Ankara ve İzmir’de bölge ofsileri açarak yurt içi organizasyonumuzu daha hareketli kıldık ve bölge ülkelerdeki faaliyetlerimizi artırmak adına Gürcistan’da Optimus Electric Electronic and Automation LLC adındaki şirketimizi kurduk.

2017 yılında şirketimizin, büyümesine paralel olarak insan kaynakları yatırımlarına da hız verdik. 20 yılda 2000 projede çözüm ortağı olarak tercih edilen Optimus Doruk, geride bıraktığımız yılda yine önemli projelerde yer aldı: Aşkabat Havalimanı, Talan Towers, Yoo İstanbul, Kocaeli Stadyumu, Yunus Emre Devlet Hastanesi, Çorum Devlet Hastanesi, Sultanbeyli Devlet Hastanesi, TFKB Genel Müdürlük Binası, Kalekilit Çerkezköy Fabrikası, Denizciler İş Merkezi, Wategarden AVM aklıma gelenlerden birkaçı…
KALİTELİ MÜHENDİSLİK HİZMETİMİZLE SEKTÖRÜMÜZE KATMA DEĞER SAĞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ
2018 yılında ülke ekonomisinin gidişatına göre inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sektörünün 2017 yılından çok farklı bir tabloyla karşı karşıya kalacağını düşünmüyorum. Finans problemlerinin sürdüğü proje süreçleri firmaları zorlamaya devam edecek gibi duruyor. Optimus Doruk özelinde ise 2018, büyümemizin gerektirdiği kurumsallaşma adımlarını atmaya devam ettiğimiz, genişlediğimiz alanlarda projelerde yer aldığımız bir yıl olacak. AG elektrik panosundan bir yapının ihtiyacı olan tüm bina otomasyon sistemlerine ve bunların entegrasyonlarına kadar A’dan Z’ye sunduğumuz çözümlerimiz ve sorunsuz mühendislik hizmetimizle sektörümüze katma değer sağlamaya devam edeceğiz.

ISIMAS MEDET TURAN

2017’DE ÜLKEMİZDE FİNANS KONUSUNDA CİDDİ SIKINTILAR
YAŞANDI
2017 yılının sektör adına çok iyi geçmiş bir yıl olduğunu söyleyemem. İnşaat sektöründeki daralma, beraberinde birçok yan dalı da sıkıntıya uğratmıştır. Firmamız adına, 2017 başında almış olduğumuz projelerle iyi bir yıl başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim. Ancak sektörel daralma, daha çok finans konusunda ciddi sıkıntılar yaratmış, maddi gücü olan firmalar ayakta kalırken, maddi gücü olmayan firmalar ise ne yazık ki iflas etmiştir.

2018’DE DARALMA SÜRECEK
Tahminlerim, 2017 ile başlayan daralmanın 2018 yılında artarak devam edeceği yönünde. Sektörel daralma kemerlerin daha da sıkılmasına neden olacak, firmalar kendi içinde ciddi revizyonlar yaşayacaktır. Bu revizyonlar, daha çok personel işten çıkarma ve proje seçiminde daha titiz davranılması olarak kendini gösterecektir.
EXPOLINK 2020 DUBAİ METRO PROJESİNİN SHORTLIST’İNDEYİZ
Firmamız, almayı hedeflediği yurt içi ve yurt dışı projelerini bu evrede hayata geçirmeyi planlamaktadır. Özellikle Expolink 2020 Dubai metro projesinin elektromekaniğine talip olmuş, (shortlist) son listeye kalarak hedefine daha da yaklaşmıştır.

Dünya devleriyle yarıştığımız bu projede; mühendislik çalışmalarında ve uygulamalarında gerekli beceriyi göstermiş, yeterlilik alarak, alanında başarılı olmuş, seçici kurul tarafından teklif vermeye hak kazanmış olmak bizi gururlandırmıştır.

Zor bir süreçten geçmekteyiz. Deneyimlerden ders çıkarılmalı, süreç iyi okunarak gözden geçirilmeli ve planlama konusunda daha gerçekçi olunmalıdır. Her şeyden önce bizlerin karamsar ve umutsuz olmaması gerekir. Gelecek her zaman kendi karanlığını yenecek bir aydınlığı birlikte getirir. 

SALİM ÇETİNKURŞUN TERMO TEKNİK

2017’de hedeflerimize ulaşmanın verdiği gurur ve güvenle, 2017’de de kendimize ciddi ve iddialı hedefler belirledik. 2017 yılında panel radyatörde yüzde 23’lük bir artış ile panel radyatörde Türkiye’nin ilk üç markasından biriyiz. Bu anlamıyla panel radyatör serisi, Termo Teknik’in şüphesiz ana ürün serisidir.

İngiltere ısıtma sektörünün lider kuruluşlarının Ideal Boilers’dan 2013 yılında ithal Türkiye duvar tipi yoğuşmalı kazan ısıtma pazarının aktif oyuncularından biri olan Evomax 2017 yılında da kamu ve özel projelerin yoğunlukla tercih ettiği bir marka olma yolunda büyük yol kat etmiştir. Bu yıl radyatör ürün grubumuzda gerçekleştirdiğimiz yüzde 23’lük bir büyümemizin yanında, yenilikçi ve dekoratif bir radyatör serisi ile daha fazla tüketiciye hitap edebilmeyi istiyoruz.
2018 yılında dekoratif radyatör grubumuzda ivme kazanmak amacıyla yeni satış planlarımızı uygulamaya alacağız.

Termo Teknik olarak uzun vadeli hedefimiz Türk tüketicisini, Avrupa ve Amerika dahil dünyanın dört bir yanında kullanılan Termo Teknik panel radyatörlerin uluslararası standartlara sahip kalitesine alıştırmaktır. Bir yandan ürün ve çözümlerimizi piyasaya sunarken, bir yandan da, bayilerimiz ile her zaman olduğu gibi samimiyete ve açıklığa dayalı bir iletişimi tercih etmeye devam edeceğiz.

Böyle bir iletişim ve ticaret prensibi, güvenli ve sağlam bir büyümenin temel taşıdır. Termo Teknik olarak bayilerimizi aileden görüyoruz ve gelecek planlarımızı birlikte oluşturuyoruz.

SELÇUK AKTEPE NİMEÇATI

2017 YILININ İKİNCİ YARISINDA HEDEFLERİMİZE YAKLAŞTIK

Nimeçatı, 2017 yılını her açıdan iyi geçirdi. Yılın her ayı aynı seyirde devam etmedi tabii… Böyle bir beklentimiz de yok çünkü bizim dışımızda çok farklı etkenler var. Biz kendi yapabilirliklerimizi mümkün olan en iyi seviyeye yükseltmek, dış et