Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Baumit Dinamik Kadrosu Ve Yenilikçi Yönetim Yaklaşımıyla Büyümeye Devam Ediyor

“Baumit Türkiye, 2017 yılını sektör ortalamasının üzerinde çift haneli bir büyümeyle kapattı. Averajın üzerinde gerçekleşen bu büyümenin ardından 2018’in ilk 6 ay rakamları da inşaat sektöründeki büyümenin oldukça üzerinde.”

Ekonomi ve sektör değerlendirmelerinizle başlayalım. 2017 sonunda %11 enflasyona rağmen işlerin iyi gideceği, hatta enflasyonun % 4-5 seviyelerine çekilebileceği konuşuluyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde açıklanan TÜİK raporunda gördük ki %15,39 ile Türkiye’de son 14 yılın en büyük enflasyon oranı gerçekleşti. 2018 yılı sonunda da benzer rakamların açıklanacağını düşünüyorum. Enflasyon böyleyken son raporlara göre Türkiye ekonomisi 2018 yılının ilk çeyreğinde %7,4 oranında büyüdü. Açıkça söylemek gerekirse bu oran beklenmiyordu. 2018 yılı için %3,5-4’lük bir büyüme beklentisi vardı ancak ilk çeyrek raporu o oranın yıl sonunda biraz yukarıya taşınacağı yönünde bir sinyal veriyor. İnşaat sektörü de %6,9 büyümeyle ilk çeyreği kapattı. %5-6 beklentisi vardı ancak bu beklenti de aşıldı. %6,9 büyüme piyasa genelindeki rakamlarla oldukça paralel. Bu büyümenin nereden geldiğine bakalım. Her şeyden önce, hala üçüncü havalimanı inşaatı devam ediyor. Bu proje şu an için Avrupa’nın en büyük dünyanın ise 3. en büyük havalimanı projesi olacak. Bu da hem altyapı hem de üstyapı büyümesini tetikliyor. Sektördeki büyümeye detaylı olarak baktığınızda inşaat sektöründeki büyümenin, özellikle bu son dönemdeki dev projelerden geldiğini söylemek mümkün. Özel sektör belli bocalamalar yaşadı, hatta yaşamaya devam ediyor ancak projelerde son süreçte bir artış söz konusu. Konut satışları da bankaların faizleri bir miktar geri almasıyla 2018 yılının ilk yarısında biraz ivmelenmiş gözüküyor.

TOKİ projelerinde bir hareketlenme söz konusu. Ancak daire satılmadığı takdirde tıkanması muhtemel konut projeleri gerçeği var önümüzde. Bütün bunlara bir bütün olarak baktığınızda inşaattaki %6,9 büyüme sürpriz değil. Şimdi ikinci çeyrek raporunu bekliyoruz. Bana sorarsanız, ikinci çeyrek raporu da ilk çeyrek sonuçlarıyla paralel gerçekleşecektir. Ancak her sene olduğu gibi üçüncü ve dördüncü çeyrekteki rakamlar senenin ana belirleyicisi olacaktır. İnşaat sektörünün 2018 yılını %6 civarı bir büyüme ile kapatacağını düşünüyorum.

Baumit Türkiye, 2017 yılını sektör ortalamasının üzerinde çift haneli bir büyümeyle kapattı. Averajın üzerinde gerçekleşen bu büyümenin ardından 2018’in ilk 6 ay rakamları da inşaat sektöründeki büyümenin oldukça üzerinde.

Bütün Yönetim Kadromuz Y Kuşağı

Bu büyümenin sebebi nedir peki?

Elbette projeleri çok sıkı takip ediyoruz, elbette çok güçlü ve sadık bir bayi yapılanmamız var ama asıl önemlisi çok iyi bir kadromuz var. Hem sahada hem saha dışında eğitimi ön planda tutuyoruz, fiyatlandırmayı ve ürün analizlerini iyi yapıyoruz. Ancak bunlardan çok daha önemlisi, şirket içi yapılanmamızı sektörün isteklerine paralel şekilde çok doğru kurguladık. Son 5 senedir Baumit Türkiye belli sadeleşmeleri de gerçekleştirerek bugünkü noktaya geldi. Parçası olmaktan büyük gurur duyduğum, “ben” yerine “biz” demeyi iyi bilen dinamik ve genç bir ekibimiz var. Şunu da belirteyim; Baumit Türkiye, tüm Baumit ülkelerinin içerisinde en genç kadroya sahip. İkinci sırada Çin, üçüncü sırada ise Ukrayna geliyor. Biraz detay vermek gerekirse bütün yönetim kadromuz Y kuşağıdır. Bunun da özellikle iletişim konusunda çok ciddi avantajlarını görüyoruz ve bizde bu iletişim silahını çok iyi kullanıyoruz. Bu genç kadronun dinamikliği ve istekliliği sahaya da çok olumlu yansıyor. Ayrıca özellikle belirtmek istiyorum ki yalıtım sektörünün en güçlü saha kadrosuna sahibiz. Tüm bu saydıklarım başarımızın en önemli yapı taşları.

Baumit Globalde De Gelişiyor

Son iki yılda Baumit markasında çok ciddi değişiklikler oldu. Baumit bugün itibariyle 27 ülkede 40 civarında fabrikayla hizmet veriyor. Köklü bir sektöre hizmet veren Baumit aslında oldukça genç bir yapı; 1988’de kurulmuş. Ancak Baumit, 30 yıllık bir şirketten beklenenin çok üzerinde bir noktada duruyor. Bugün itibariyle Avrupa’nın en büyük üçüncü kuru harç üreticisi olan Baumit, Avusturya’dan başlayarak daha uzaklara, Türkiye, Rusya, Çin gibi belli ülkelere kadar coğrafyasını genişletiyor. Asya kıtasında Baumit’in açtığı ilk fabrika Çin’dedir. 2017 yılında globalde gerçekleşen yeni yapılanma ve birleşmeyle Rusya, İtalya, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Sırbistan ve Yunanistan gibi ülkeler de aramıza katıldı. Artık çok daha büyük bir aileyiz. Çok daha enerjik ve sinerjik bir yapımız var. Artık kararlar tek merkezden alınıyor. Oradaki çok pozitif enerji doğal olarak bizlere de yansıyor. Artık “global düşün, lokal hareket et” kısmını Baumit’te çok daha fazla göreceğiz.

Baumit Akademi İle Farklı Kitlelere Ulaştık

Başarıya katkı sağladığını belirttiğiniz şirket içerisindeki yapılanmadan daha detaylı bahsedelim istiyorum.

Hedef belirleme ve uygulama anlamında yeni bir yaklaşım benimsedik. Yapacaklarımızı önem sırasına göre ayarladık. Otuz tane işi yarım yamalak yapıp, günün sonunda bir tanesini bile bitirememiş olmaktansa, az öz ancak süreli hedefler koyduk. Bu gerçekten çok ciddi fark yarattı. Bugün tekil kurumsal hedefler koyuyor, önce onu bitiriyor, daha sonra yeni hedefe geçiyoruz.

Konusunda çok uzman, başarıyla beslenen departman müdürlerimiz var. Bunu net bir şekilde söylemek lazım. Onların şirketimize emsalsiz katkılarının yanı sıra tabii ki ürün kalitesi ve sektöre vermiş olduğumuz destekler de başarımızı arttıran önemli noktalar.

Baumit Akademi’yi önemli bir yenilik ve ayrıcalık olarak vurgulamakta fayda görüyorum. Sektörde bir ilk olarak, 2016 yılında Baumit Akademi’yi kurduk. Amacımız, farklı kitlelere ulaşmaktı. Hedef kitlemizle iletişimimizi pek çok kanaldan sürdürüyor, çok kişiye ulaşmanın planlarını yapıyor ancak ulaşmak istediğimiz kitle sınırlı kalıyordu. Biz Baumit Akademi’yi kurarken şunu dedik; “buraya herkesi getireceğiz.” Uygulamacılar, mimarlar, çok daha önemlisi geleceğin mimarları, uygulayıcıları olan öğrencileri. Üstelik sadece üniversiteleri değil, meslek okullarını da dahil ettik bu konuya.

Üniversite öğrencilerine Baumit Akademi’yi anlatmak çok önemliydi ama daha da önemlisi, Türkiye’nin bence en büyük eksiklerinden olan meslek okullarındaki öğrencilerdi. Meslek okullarına biz ayrı bir gözle bakıp, bunu biraz daha sosyal sorumluluk projesi olarak ele aldık. Bugün itibariyle iki okulla manevi anlaşma yaptık. Bir tanesi Bursa’daki Bursa Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, diğeri de Zincirlikuyu’daki İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. İSOV’da yalıtım bölümü var ve bu spesifik bölüm belki de Türkiye’de tek. Buradan geleceğin uygulamacıları mezun olacak. Biz bu okulların öğrencilerini akademimize getirerek teorik eğitim veriyoruz, ayrıca pratik eğitim amaçlı fabrikaya ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Sektörümüzün çok uzak kaldığı bu noktada Baumit Türkiye olarak öncü olmaya devam edeceğiz.

Baumit Akademi, bizim ulaştığmız insanların sayısını çok ciddi artırdı, farklı kitlelere ulaşmamıza katkı sağladı. Bu da anlatmak istediklerimizi yüz yüze ve daha geniş zaman dilimlerinde anlatma fırsatı verdi, uygulama anlatmamıza yaradı.

Bayilerimizin ürünlerimize ve genel kapsamda konuya hakimiyetlerini artırmak adına onları Baumit Akademi’lere davet ettik. Üç tane Baumit Akademimiz var bugün. Bir tanesi Dudullu’da merkez ofisimiz olan içerisinde bulunduğumuz binada, ikincisi Gebze Dilovası’ndaki fabrikamızda, üçüncüsü de Ankara’daki Bölge Müdürlüğü ve Lojistik Merkezi’mizde.

“Baumit akademi yollarda”

Farklı bir yaklaşımla Baumit Akademi’nin mobil olarak her yere ulaşacağı bir proje gerçekleştiriyoruz şu anda. Sektörün duayenlerinden birisine teslim ettiğimiz özel donanımlı bir araçla bu kez Baumit Akademi, tüm Türkiye’yi gezecek. Söz verdiğimiz üzere, bir nedenle bize gelemeyene biz gideceğiz.

Sandalyeleri, portatif perdesi ve projeksiyonu olan bu araçla bayilere, alt bayilere, projelere, uygulamacılara hatta sokaktaki insana bir nevi okul gibi eğitimler verilecek. Bunu ulaştırabildiğimiz bütün illere ulaştırmayı düşünüyoruz. Bu gerçekten belki de sektörde bir ilk olacak. Bu basit bir satış ya da ürün eğitimi olmayacak, farkındalığı artırmak, yalıtımın önemini anlatmak hedefleriyle şekillenen bir eğitim olacak.
Hala konutların %80’ine yakınının yalıtımsız olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Sokaktaki insanımızın ısı yalıtım konusundaki farkındalığını artırmak için sektörün her firmasının bence bir şeyler yapması lazım. Biz buna biraz öncülük yapmak istedik ve bu amaçla “Baumit Akademi Yollarda” dedik.

Çok heyecanlı olduğumuz bu projenin sonunda, farkındalıkların artmasıyla yalıtımdan yapılacak tasarrufların artmasını ve günün sonunda Türkiye’nin kazanmasını hedefliyoruz. Enerjisinin %75’ini ithal eden bir ülkeyiz. Bu rakam kabaca 40 milyar dolar civarı. Bu 40 milyar doların yaklaşık 12-13 milyar doları sadece konutlarda harcanıyor. Konutlarda harcadığımız enerjinin %70’i ise ısıtma ve soğutmada kullanılıyor. Bu yüzde kabaca kullanılan enerjinin de %35’ine takabül ediyor. Bunlar üzerinde planlı bir şekilde uzun uzun çalışılması gereken çok ciddi rakamlar. Kabaca yaptığınız yalıtımla, %50 tasarruf edebiliyorsanız, varın doğru yalıtımla ülkenin ne kadar tasarruf yapacağını düşünün.

Yalıtımda Kazanç Türkiye’ye Kazanç Demek

Peki bu enerji kimlik belgesi mevzusu nasıl olacak?

O biraz ertelendi biliyorsunuz, 1 Ocak 2020’ye ertelendi. 500 civarı bir gün kaldı bu sürenin bitmesine. Bana sorarsanız bu erteleme olumlu oldu çünkü farkındalık biraz daha arttı ancak bir kez daha ertelenmemesi lazım. En azından insanlar artık EKB’yi gördüklerinde ne olduğunu anlıyorlar. 1 Ocak 2020’den itibaren enerji kimlik belgesi olmayan hiçbir konutta kiralama veya satın alma yapılamayacak. Bu, yalıtımı olmayan binalarda EKB olmayacak demek değil. Yeni yapılan binalar en düşük C sınıfında inşa edilmelidir. Mevcut binalar için ise Enerji Kimlik Belgesi asgari sınıflandırma seviyesi koşulu yoktur. Mevcut binalar halihazırdaki ısı yalıtımı, pencerelerin ısı yalıtımı, ısıtma-soğutma ekipmanları verimi, vs. gibi parametrelere bağlı olarak A sınıfından G sınıfına kadar her sınıf Enerji Kimlik Belgesi alabilmektedir. Bu sıralama satışlarda ve kiralamalarda çok etken olacaktır. Örneğin normalde dairenin hakettiği kira bedeli 3.000 TL iken, düşük sınıf EKB’ye sahip olduğu için 1.500 TL’ ye bile ilgili daireyi kiraya veremeyecek duruma geleceksin.

EKB ile ilgili vergilerde bir düzenleme gelecek mi peki biliyor musunuz? Daha 1,5 sene civarı bir süre var. Şu anda benim bildiğim planlanan bir vergi uygulaması yok; ama olsa çok mantıklı olur. Bizde hala algı, soğuktan korunmak için yalıtımın gerektiği şeklinde. Ancak sıcaktan korunmak için de yalıtım gerekir. Doğru yapılan yalıtım her ikisine de çözüm getirir. Yazın sıcağın kışın soğuğun düşmanı olur ve ısıtma & soğutma kaynaklı enerji tüketimini azaltır. Bizde hala levha kalınlıklarında bile çok ciddi problemler var. Yurt dışında 15-20 cm ısı yalıtım levhaları kullanılırken, bizde bu rakam ülke ortalaması olarak yalnızca 5-6 cm.

İlk önümüze çıkan engel maliyet. Çok büyük projeler yapılıyor Türkiye’de. Artık sadece İstanbul’da değil Anadolu’da da lüks ve akıllı konuta verilen önem çok arttı. Arsalar artık çok değerli, insanlar şehirde yaşamak istedikleri için toplu konut da çok önemli hale geldi. Yalıtım yaptığınızda kazanacağınız %50’lik tasarrufu halka anlatmak kolay değil faturaya yansımadığı sürece. Ev alırken hiç kimse ısı yalıtım levhasının kalınlığını, doğru sistemin kullanılıp kullanılmadığını sormuyor; ama herkes ne marka asansörün kullanıldığını biliyor. Fakat günün sonunda faturada %50 kazanç çok önemli bir rakam. Konutlarda kullandığımız enerjinin %70’i ısıtma-soğutmadır. Geri kalanı elektriktir. Doğalgaza ayda 300-400 lira ödeyen bir dairenin faturasının 200 liraya düşmesi demek, o daireye yılda 2500 TL ekstra girdi demek. Gerçekten yalıtımda kazanç, ülkeye kazanç demek.

İç Mekanın Sağlıklı Olmasına Katkı Sağlayacak Yeni Ürün Grubumuz Var: Healthy Living

Yenilikçi bir konseptiniz var, bundan da bahsedebilir miyiz?

Baumit’in son birkaç senedir üzerinde çalıştığı, detaylı analizlerini yaptığı ve 2018 yılında resmen duyurduğu, Healthy Living, yani “Sağlıklı Yaşam” diye bir konsepti var.

Sağlıklı yaşamdan kastımız artık biraz daha binaların içiyle, hava kalitesiyle ilgili. Türkiye’de özellikle dijital dünyaya bağlandığımız cihazların artmasıyla konutlarda geçirdiğimiz süre de arttı. Konutlarda geçirdiğimiz süre arttığı için sağlıklı konut kavramı daha çok ön plana çıkıyor.
Dış cephedeki aksaklık bir daire sakininin çok dikkatini çekmeyebilir ama evinde bir köşenin rutubetlenmesi, boyanın kabarması bir anda sorun olabilir. Buradan yola çıkarak Baumit bu sorunu çözmek amacıyla klima etkili ürünlerle desteklenen “Healthy Living” yani “Sağlıklı Yaşam” temalı yeni bir konsept geliştirdi.

Nemin binalar içinde %40-60 civarı olması bu işin sağlıklı oranı. Bu oran nemi, bakteriyi, küfü engellemiş oluyor. Yeni ürün grubumuz da doğru uygulamayla bu oranları sağlıyor. Yani dış cephede ne yapıyorsak, iç cephede de aynısını yapıyoruz. Dış cepheden tek farkı ısı yalıtım levhasının olmaması. Bu da yine astarıyla, sıvasıyla, boyasıyla bir sistem aslında. Dışarıda yaptığımız sistemin aynısını artık iç mekana taşıyoruz. Bu sistem sayesinde, artık binalarımız nefes alacak ve nemden, küften, bakteriden kurtulacak.

Peki dış cephede başka bir sistem kullanılmışsa bu iç sistem yine işe yarıyor mu?

Bizim önerimiz tabi ki dışarısının ve içerisinin komple Baumit sistemiyle yapılması. Dışarısı nefes almayan bir ürünle yalıtım yapıldıysa, içeride siz istediğiniz kadar bu ürünleri kullanın, sağlıklı bir hava kalitesi elde etmeniz mümkün olmayacaktır.

Bu klima sisteminin araştırmalarını yaparken, insanların zamanlarının %90’ını kapalı ortamlarda geçirdiği bilgisine ulaşmışlar. Yoğunlukla hayatlarımız ofislerde ve evlerde geçiyor. Bu sistemi çalışan uzmanlar, alerjik maddeler, gözdeki kaşıntılar, baş ağrıları vs. gibi sorunların aslında kapalı atmosferden kaynaklandığını, özellikle bahsi geçen 40-60 nem aralığının dışına çıkıldığında kaynaklandığını raporlamışlar. Hava kirliliği bizleri etkiliyor ama aslında içeride daha fazla kaldığımız için, içerideki hava kirliliği bizi daha fazla etkiliyor. Okullar, hastaneler çok ciddi bakteri üretiyor aslında. Bahsettiğim Healthy Living ürünlerimiz antialerjik bir çözüm sunuyor aynı zamanda.

Günümüzde tüketici, daire aldığı binada asansör markasına, kapılara ve aksesuarlarına, parkeye, banyo bataryalarına, mutfak ve aksesuarlarının markalarına bakıyor. Çok yakın gelecekte iç cephede Healthy Living ürünlerinin kullanılmasına dikkat eden tüketiciler olmaya başlayacak. Biz Baumit olarak geleceği biraz daha önceden analiz edip, böyle bir ihtiyaca göre hareket etmiş olduk.

Projenin geliştirme süreci ne kadar sürdü?

Baumit’te uzun senelere dayanıyor bu proje. Baumit bu özel projeyi somut bilgilerle yönetebilmek ve geliştirebilmek adına Viyana Wopfing’deki fabrikamızın hemen arkasında sektörde bir ilki gerçekleştirerek VIVA Araştırma Merkezi’ni kurdu. Dış kabuklarında farklı kalınlıklarda tuğla, beton, ahşap, gaz beton, vs. gibi farklı malzemelerin kullanıldığı her biri ayrı bir konutu simüle eden 12 farklı odacık inşa edildi. Her birinin içerisine çok sayıda sensör yerleştirildi. Bu sensörler akustik, nem, alerji, ısı analizi yapıyor ve 5 milyondan fazla data analiz ediliyor. Bu analizler sonucunda ise işte yukarıda bahsi geçen Klima ürünleri üretildi. Bu proje, insanların artık iç mekan ile ilgili de sağlıklı ortam talep etmeleri adına farkındalık geliştirmek üzere tasarlandı.

Biraz Life Challenge’tan bahsedelim.

“Life Challenge” Baumit’in bu sene üçüncüsünü düzenlediği uluslararası bir estetik dış cephe yarışması. 2 senede bir düzenlenen bu organizasyonun ilki 2014 yılında Viyana’da gerçekleşmişti. İspanya’nın kazandığı bu ilk yarışmanın ardından 2016 yılında kazanan projenin ülkesinde Madrid’de gerçekleşen ikinci yarışmayı Slovakya, bu sene 14 Haziran’da Bratislava’da düzenlenen son yarışmayı ise bir kez daha İspanya kazandı. Her ülkenin toplu konut, dış cephe, tekil binalar, konut dışı binalar bir de renovasyon projeleriyle 6 ayrı kategoride birçok projeyle katıldığı bu özel organizasyonda önce halk oylaması yapılıyor ve finalist projeler seçiliyor. Son olarak ise günlerce süren tarafsız değerlendirmeler sonucunda Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu ülkelerden seçilen mimar jüri üyelerinin oylarıyla kazanan projeye karar veriliyor. 2016 yılında bir kategoride üçüncülüğü ülkemizden bir projenin kazandığı organizasyona bu sene Baumit Türkiye olarak 10 farklı projeyle katıldık. 2020 yılında hedefimiz çok daha fazla sayıda projeyle yer almak ve bu önemli yarışmayı kazanarak 2022 yılında Türkiye’de düzenlenmesini sağlamak olacak.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sektör ve firmamızla ilgili güncel gelişmeleri, planlarımızı ve projelerimizi değerli İnşaat Dünyası okuyucularıyla paylaşma olanağı veren bu çok özel röportaj için size teşekkür ediyorum.