Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Teknoloji Çevresel Düzeni Pozitif Etkileyecek

Ergün Mimarlık

Ergün Mimarlık Ortaklarından Y. Mimar Eser Ergün, Dünya Mimarlık Günü’ne özel Türkiye’nin 20 yıllık mimari dönüşümünü kendi deneyimleri üzerinden değerlendirdi.

Geleceği bugünden şekillendirdiklerini, bugünün de geçmişteki çalışmalarının sonucu olduğunu vurgulayan Eser Ergün şunları söyledi: Her an geçmişi analiz etmek ve dönüşümü fark etmek zorundayız. Ergün Mimarlık olarak 23 sene önce yola çıktığımızda 80’li yıllar ile 2000’in dönüşüm süreci arasında bir periyottaydık. 80’li yıllar ve öncesinde ülkemizde çok geniş bir mimarlık piyasası ve bugün alıştığımız ölçekte ofis görmek mümkün değildi. Mimarlık, daha çok kamu sektörüne üretilen projeler ekseninde gelişiyor ve yaşanıyordu. Bu dönem, kurucu ortağımız Ender Ergün’ün akademik birikimi ile ulusal ve uluslararası tecrübelerini yanımıza alarak, biz de yola çıktık.

Kurulduğumuz 90’lı yıllar özel sermayenin inşaat piyasasında etkinliğini artırmaya başladığı bir dönemdi. Bu da beraberinde mimari proje taleplerini yarattı. Hareketlenmenin arttığı bir dönemde yaşanan 2001 krizi ile bir duraksama dönemine girildi. Bundan 4 yıl sonra, 2005 yılında çıkarılan kentsel dönüşüm yasası ile birlikte kentlerin dokusuna nüfuz eden büyük inşaat projeleri şekillenmeye başladı. Bu dönüşüm yasası da beraberinde mimari ofisleri büyüterek, ivmelerini artırmalarına vesile oldu. 2010 yılına gelindiğinde ise yapı ve inşaat sektörü artık farklı bir boyuta gelmişti. Artık sadece kentlere değil, coğrafyalara hükmedecek projelere tanık olmaya başladık.

Ekonomik Ve Sosyolojik Dönüşüm, Hizmet Taleplerini De Dönüştürüyor

1995 yılında kurulduktan sonra, Türkiye’deki gelişimle paralel biz de bir gelişim seyri gösterdik. 2005 yılındaki kentsel dönüşüm süreci ile ekibimizin büyümesi paralel bir döneme denk geldi. Palladium AVM ve Nidakule Kozyatağı gibi AVM ve yüksek yapı sınıfında türdeşlerinin ofisimizce tasarlanan erken dönem örnekleri bu dönemde gerçekleşti. 2010 yılı ve sonrasına geldiğimizde bizim de büyük ölçekli konut projelerindeki tecrübelerimiz artmıştı. Dönüşüm beraberinde bütünsel hizmet talebini de yarattı. Ergün Mimarlık olarak mekânsal bütünlüğü sağlama ve tasarım çizgisini korurken, çevre ile iletişimi koparmadan ilerleme stratejimiz dâhilinde, 2012 yılında Zeynep Ergün ve Esat Özkan’ı ortak olarak ekibimize aldık ve iç mimari hizmetlerini de vermeye başladık.

23 yıldır vazgeçmediğimiz en önemli işimiz yere ait projeler üretmek. Yeri analiz etmek, çevresi ve içindekilerle nasıl bir karakter oluşturacağını anlamak ve oraya ait olan yapılar üretebilmek. Bu yerin kendine has doğal özellikleri de olabilir, yapılı bir coğrafyada kentsel doku da olabilir.

“Gelecekte Akıllı Şehirler, Yapay Zekâ Ve Büyük Veri İle Şekillenecek”

Piyasanın çok hızlı büyüdüğü bu süreçte; yeniliklere açık olmak, kendimizi tekrar etmemek, yapıları tasarlarken çevresel bağlamı ön planda tutmak gibi dengeleri korumaya çok dikkat ettik. Bu arada yatırımcılardan gelen talepleri dinledik, bu talepleri belli bir süzgeçten geçirdik. Bir yandan kendi tecrübelerimizi ve yaratıcılığımızı artırdık. Gelecekte akıllı şehirler, yapay zekâ ve büyük veri ile şekillenecek ve çevre ile iletişimin hep en önemli kriterlerden biri olacağını biliyoruz. Teknolojinin de çevresel düzeni pozitif anlamda etkileyerek gelişeceğini öngörüyoruz.