Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Yerli Malzemeye Duyulan Güvenin Artması Şart”

İMSAD

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Bakanlık inşaatlarında ABD menşeli malzeme kullanılmayacağını duyurmasının ardından, inşaat malzemesi sanayisini temsil eden Türkiye İMSAD, konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin çatı örgütü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “İnşaatlarda özellikle Türkiye’de üretilen ürünlerin kullanılması gerektiğini Türkiye İMSAD olarak her platformda söylüyoruz. Sayın Bakanımızın söylediklerine katılıyoruz çünkü ithal edilen malzemelerin büyük çoğunluğunu zaten kaliteli bir şekilde ülkemizde üretiyoruz. Tamamının da Türkiye’de yapılabileceğine inanıyoruz” diye konuştu. Ferdi Erdoğan, açıklamasında şunları söyledi: “Ürünlerimizin kalitesi ve ihracat performansımız Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin gücünü yansıtıyor. Dış Ticaret Endeks raporlarımız da gösteriyor ki ‘Made in Turkey’ algısı henüz iç pazarda dahi hak ettiği değeri tam göremiyor. Karar vericiler, taşıması zor ve maliyetli olan malzemeyi yerli kullanırken; içine akıl ve performans yüklenen malzemeleri ithal kullanma eğiliminde. İç pazarda da yerli malzemeye duyulacak güvenin artması şart. Mümkün olduğu kadar ihracatın arttığı ithalatın azaldığı bir dengeyi kurmaya çalışmalıyız.

1,1 Milyar Dolar İhracat Yaptığımız ABD, En Büyük İkinci Pazarımız

ABD’nin son vergi uygulamasıyla çelik ve alüminyum sektörü etkilendi. Diğer malzemelere de bir vergi yükü gelirse ABD ile ihracatımız ciddi sekteye uğrayacaktır. 2017 yılında ABD, 1,1 milyar dolar ihracat ile ikinci büyük pazarımız oldu. En büyük pazar olan İngiltere ile neredeyse aynı seviyede. 2016 yılında da en büyük pazarımız ABD idi. ABD’den inşaat malzemeleri ithalatı ise 100-150 milyon doları geçmiyor.

İhracatın içinde en büyük payı yaklaşık 700 milyar dolar ile doğal taşlar alıyor. İkinci payı yaklaşık 200 milyon dolar ile metal ürünler (demir, çelik, alüminyum) alıyor. Ardından da seramik ve seramik sıhhi malzemeleri geliyor.

2014 yılında 22,1 milyar dolar olan inşaat malzemesi sektörü ihracatımız bu rakamla otomotiv sektörünü geçmişti. 2015’te 17,7 milyar dolara geriledi. 2016 yılında ise bu rakam 16 milyar dolara kadar düştü. İhracattaki bu gerilemede bölgesel gelişmelerin yanı sıra hedef pazarlardaki, jeopolitik sorunlar, ekonomik durağanlıklar ve gerilemeler etkili oldu. 2017 yılında inşaat malzemeleri sanayi ihracatımız %8 artarak tekrar 17,3 milyar dolara yükselmiş durumda. Böylece, 2014 de ilk sırada iken, 2017 yıl sonu itibarıyla otomotiv ve hazır giyim sektörlerinden sonra en çok ihracat yapan üçüncü sektör olduk.

Binalar yükseldikçe, köprülerin boyları uzadıkça, tüneller dağlardan denizlerin altına yapılmaya başlandıkça ve özellikle kamu projeleri megalaştıkça; hem malzemeleri, hem proje geliştiricileri, hem mimarları, mühendisleri hatta ustaları, hem de müteahhitleri ithal ediyoruz. Bu nedenle en iyi tecrübe ve bilgiye sahip olduğumuzu iddia ettiğimiz inşaat sektöründe, ihracatta ortalama kg fiyatımızı 50 sentlik ürünlerden 2,5-3,0 dolarlık ürünlere doğru devşirmeliyiz. İthal malzemelerden şikayetçi isek önce bu alanlarda kaslarımızı güçlendirmeliyiz. Yatırımlarımızı yeni ürün üretimleri kadar mevcut teknolojileri yenilemeye ve nitelikli ara eleman yetiştirmeye de dönük yapmalıyız.

Türkiye İMSAD olarak, 80 büyük sanayici firmamız, 36 alt sektör derneğimiz ve 15 paydaş üyemizle, 112,3 milyar dolar toplam pazar büyüklüğüne sahip bir sektörü temsil ediyoruz.

Batı’nın standartlarıyla üretip Doğu’nun fiyatlarıyla rekabet ediyoruz. 160 ülkeye ihracat yapıyoruz. ABD önemli bir pazar ama eğer biz ihracat yapamaz hale gelirsek diğer alternatiflere yoğunlaşacağız. Bu durumda 2018 yılı ihracat hedefimiz olan 18-19 milyar dolar beklentimiz 16-17 milyar dolara düşer ki, bu da 2016-2017 yıllarının ihracat rakamıydı. Düşmüş olsa bile tekrar bu rakamları yükseltmek için var gücümüzle çalışacağız.

Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin, katma değeri yüksek ürünler üretmesini hem sektörümüz hem ülke ekonomisi için son derece önemli buluyoruz. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefleyen Türkiye’nin inşaat malzemesi sanayicileri olarak; Türkiye markasıyla öne çıkıp, ihracatımızı artıracağımıza ve çok daha güçlü konuma geleceğimize inanıyoruz.