Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İstanbul’a dikilen ilk milli anıt, 24 Temmuz 1911’de törenle açıldı: Âbide-i Hürriyet

İstanbul’a dikilen “ilk milli anıt” olarak tarihe geçen bir anıtı, “Âbide-i Hürriyet”i konu edineceğiz bu ay. 98 yıl önce 24 Temmuz 1911’de törenle açılan anıt, Şişli’nin en yüksek tepesinde, “Hürriyet-i Ebediye Tepesi”ne inşa edilir.

İstanbul’un ilk milli anıtı olarak mimarlık tarihimize geçen, Şişli Belediyesi’nin de amblemi olan Âbide-i Hürriyet, İkinci Meşrutiyet karşıtı ayaklanmayı bastırırken ölen askerler anısına dikilir. 24 Temmuz 1908’de ilan edilen İkinci Meşrutiyet’e karşı yapılan bu ayaklanma, “31 Mart Olayı” olarak da bilinmekte. Ayaklanmayı bastıran subay ve erlerin mezarlarının da bulunduğu bu tepeye, anıtın dikilmesiyle birlikte “Hürriyet-i Ebediye Tepesi” adı verilir.

1909’da bu tepeye inşa edilecek olan anıt için bir yarışma açılır. Proje yarışmasına dönemin ünlü mimarları, Kemaleddin Bey, A. Vallaury, Vedat Tek, Konstantin Kiryakidi Bey ve Muzaffer Bey de katılır. Birinciliği Mimar Muzaffer Bey’in projesi kazanır.

Birinci Ulusal Mimarlık Üslubu’nun önde gelen isimlerinden dönemin baş mimarı Vedat Tek’in bürosunda çalışan Mimar Muzaffer Bey, Vedat Bey´in İstanbul´da inşa ettiği Sirkeci Büyük Postane, Hoca Hobyar Mescidi ile Sultan-

ahmet Tapu ve Kadastro binalarının yapımında görev almış, Posta ve Telgraf Nezareti Mimarlığı yapmış başarılı bir mimardır. Mimar Muzaffer Bey, Âbide-i Hürriyet Anıtı’nın inşasından sonra Konya´ya Vilayet Başmimarı olarak gittiği Konya’da; Konya Erkek Lisesi, Kız İlköğretmen Okulu, Ziraat Anıtı, Umumi Meclis´i binalarını inşa eder.

Âbide-i Hürriyet Anıtı’nın inşa edileceği arazinin üçgen bir arazi olması nedeniyle, Mimar Muzaffer Bey projeyi üçgenler geometrisi olarak tasarlar. Âbide-i Hürriyet Anıtı’nın mimari özelliklerini Prof. Dr. Afife Batur’un İstanbul Ansiklopedisi için kaleme aldığı “Âbide-i Hürriyet” başlıklı yazısından okuyalım: “Anıt, köşeleri pahlanmış bir eşkenar üçgen plato üzerinde yükselmektedir. Pahlanmış köşelerden üç yöne açılarak inen geniş merdivenlerle yine köşeleri pahlı üçgen biçimli zemine ulaşılmaktadır. Zeminin giriş yönündeki kenarın ortasına bir küçük taç kapı yerleştirilmiştir. (…)

Anıtın yukarıya doğru daralan altıgen kesitli bir gövdesi vardır. Bu gövdenin birer atlayarak üç yüzeyinde 31 Mart şehitlerinin adları altıgen biçimli mühürler halinde taş üzerine oyularak işlenmiştir.” [1]

Alnında ´´Makber-i Şüheda-i Hürriyet´´ yani ´´Hürriyet Şehitlerinin Mezarı´´ yazan küçük kapıdan da anlaşılacağı üzere askerlerin mezarları da bu tepededir. 74 asker ve dört de paşanın, Mahmut Şevket Paşa, Mithat Paşa, Talat Paşa ve Enver Paşa’nın mezarlarının bulunduğu bu tepe, uzun yıllar bakımsızlığı ile gündeme gelmekte.

[1] İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 1, Tarih Vakfı Yayınları, 1993.

Bir ev

İki Kullanışlı Ev Plânı

Yıl 1949… Yedigün dergisinin “Evimiz” köşesinde yayınlanan “İki Kullanışlı Ev Plânı” başlıklı yazı şöyle: “Yukarıda 48 metre kare üzerine, aşağıda 30 metre kare üzerine inşa edilmiş iki kullanışlı küçük ev plânı görüyorsunuz. Yukarıdaki ev üç odalı bir hollüdür. Aşağıdaki plânda bir hol ve iki küçük oda vardır. Her iki ev de kalabalık olmayan aileler için ideal birer yuva olabilir.” [1]

[1] Yedigün Dergisi, 8 Ocak 1949, Sayı: 43.

Bir ilan

Bahçeli On Ev Çekilişi

Yıl 1951… Bankaların çekilişle ev verdikleri yıllardan bir ilan. O yıllarda henüz apartman dairesi revaçta değil… İlan usta grafik sanatçımız İhap Hulusi (Görey) imzasını taşıyor : “1951 İkramiye Plânı Bahçeli On Ev ve Dolgun Para İkramiyeleri Türkiye İş Bankası”