Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

2016’da yüzde 10 büyüme hedefliyor: AGK Yer Kaplamaları

AGK, Türkiye’de yer kaplamaları sektöründe hangi ürün ve hizmetleri sunuyor? Hangi markalar portföyünde yer alıyor?
[kutusol=4378]Gökhan KALAYCILAR: AGK, 1986 yılında kuruldu. 86’dan bu yana, yer kaplamaları sektöründe hizmet veriyor. Esas çıkış ürünü yumuşak zemin yer kaplamaları da diyebileceğimiz “karo halı”. Karo halı, firmanın ana ürünü olmakla beraber tek ürünü değil.

Özellikle son dönemde, sert zemin kaplama malzemelerinin de piyasada ciddi anlamda tercih edilmesinden dolayı bu alana da yavaş yavaş yönelmiş durumdayız.

Sağladığımız üç temel emtiadan bahsedebiliriz. Birincisi, ana malzememiz karo halı. İkinci malzeme, yükseltilmiş döşeme ve üçüncü malzeme de LVT yani Luxury Vinil Tiles. Bunlarla beraber ofis mobilyalarını da ithal ediyoruz. Ancak ofis mobilyaları en son sırada geliyor. Karo halıda dünyanın en büyük üreticisi olan Shaw’un Türkiye bayisiyiz. Shaw, Berkshire Hathaway çatısı altında bulunan bir şirket. Yıllık 5-5.5 milyar dolar ciro yapan çok büyük bir dev. İnovasyona inanılmaz önem veren bir firma. Özellikle yapmış olduğu yeni yatırımlarla ürünü nasıl yeşil hale getirebileceğine, nasıl diğerlerinden farklı ürünler üretebileceğine yönelik çalışmaları var.

Shaw dışında başka markaların da distribütörlüklerini yapıyoruz. Yükseltilmiş döşemede İngiliz Kingspan’ın Türkiye genel bayisiyiz. Kingspan dünya üzerindeki iki büyük üreticiden biri. LVT’de de Nox firmasıyla anlaştık. Nox’un Türkiye genel bayiliğini yapıyoruz. Ofis oturma sistemlerinde de dünyadaki en büyük iki üreticiden biri olan Allsteel Türkiye genel bayisiyiz. Ayrıca Fold’n Nest, tek tuşla açılır/kapanır Easy masa ile seminer sandalyelerimiz de ürün grubumuz içerisinde yer alıyor. Aslında kendi grubumuzdaki en prestijli markaların distribütörü olduğumuzu söyleyebiliriz.

Estetik fonksiyonları ön planda olan ürünlerin seçiminde o dönemin trendleri etkili oluyor. Yer kaplamaları için bu dönemin modası nedir?
▶ Halı, geleneksel bir malzeme. Hiçbir zaman Türkiye’de yeri değişmez. Bir dönem trendi artar, bir dönem azalır ama mutlaka varlığını sürdürür. Açık konuşmak gerekirse, özellikle bizim ülkemizde –Avrupa’da da biraz öyle ama- ahşaba karşı olan ilgi, her zaman diğer malzemelerden daha fazla. Onun için laminat parke pazarı, her zaman Türkiye’de çok daha yukarıda.

Bir dönem PVC ile başa baş gidiyordu. Bundan 15 sene önce laminatın ve PVC’nin 25’er milyon metrekarelik pazarı vardı. PVC pazarı çok aşağıya 7–8 milyon metrekareye kadar indi. Laminat pazarı 50 milyon metrekarelere çıktı.

O dönemde duvardan duvara halı pazarı yaklaşık 20 milyon metrekare civarındaydı. Şu anda duvardan duvara pazarı da 10 milyon metrekarenin altına inmiş durumda. Karo halı pazarı, özellikle 2005 -2006 yıllarında 300-350 bin metrekarelerdeyken şu anda bir buçuk milyon metrekareye kadar geldi.

LVT yani esnek döşeme, başka bir deyişle lüks vinil, trendini son dönemde özellikle ticari mekânlarda ciddi oranda artırmaya başladı. Ahşap ve benzeri fotografik görüntünün yansıtılabildiği bu ürünler, özellikle mimarlar tarafından tercih ediliyor.

Benzeri ürünlerle fiyat / kullanım performansı karşılaştırması yapsak?
▶ Laminat parkeler yerli üreticilerin de etkili olması, yerli üreticilerin dışında çok büyük Avrupalı üreticilerin de Türkiye pazarında olması sebebiyle ekonomik bir malzeme halini aldı. Ortalama bir ürünü 15-20 TL civarında alabiliyorsunuz. LVT ise fiyat olarak baktığınızda bu kadar ekonomik bir ürün değil. LVT’nin ortalama fiyatı 17-25 dolar arasında ve proje bazında değişiyor. Ama niteliğini karşılaştırırsanız, LVT, laminat parkeye göre çok daha nitelikli bir ürün. Çok daha uzun yıllar görüntüsünü, nefasetini koruyacak bir ürün. Bu anlamda baktığınızda daha kullanışlı ve değerli diyebilirim.

LVT’nin her türlü sertifikası var demiştiniz. Bu sertifikalardan bahseder misiniz? Çevrenin koruma sertifikaları var mı?
▶ Evet var ve özellikle son dönemde epey ilgi görüyor. Bu arada belirtmeliyim ki Türkiye’deki ilk LEED sertifikalı projede de AGK ürünleri kullanılmıştı. O dönemde yükseltilmiş döşeme yerli üreticilerinin FSC yani yönetilebilir ormanlardan mamul üretim belgesi olmadığı için biz o projeyi flopal ile yapmıştık. İçindeki yonga levhayı İtalya’dan ithal ettik ve FSC belgesi aldık. Halıyı da interface’ten getirdik. Siemens’e ait, yedi bin metrekarelik büyük bir projeydi. Yanlış hatırlamıyorsam 2007’de yapılmıştı.

O dönemde LEED, BREAAM gibi sertifikalar ve buna benzer binalar çok fazla zikredilmiyordu. Türkiye için çok önemli şeyler değildi bunlar. Ancak çok yakın dönem içerisinde ciddi anlamda her binada LEED kriterlerini sağlayacak bina yapmak veya yeşil bina sertifikası almak şeklinde talepler gelmeye ve gelişmeye başladı. Bununla ilgili birçok danışmanlık şirketi kuruldu. Bu danışmanlık şirketlerinin önderliğinde projeler yapılmaya başladı. Bizden de artık bu projelere sattığımız ürünlerin mutlaka bu tip belgelerinin olması talep edildi, beklendi, arzu edildi.

Bizim çalıştığımız Nox firmasının yeşil anlamda her tip belgesi var. Shaw ise zaten bu konuda dünyanın lideri diyebilirim.

Kendine özgü “Ecoworks” tabanı üretiyor. Çok sıra dışı bir üretim teknolojisi var. Doğalgazdan elde edilen polipropilen cipsin eriyik hale getirilmesiyle yapılan bir taban. Dünyada böyle bir teknoloji yok. Hafif ve doğalgazdan üretildiği için tamamen doğal. Sıfır petrol, sıfır kimyasal. Dolayısıyla sağlığa da hiçbir şekilde bir zararı yok. Hiçbir kanserojen içermiyor. Aynı şekilde Nox’un ürettiği ürünlerin de yeşil sertifikaları var. Alev almazlık, yanmazlık veya yandığı zaman zehirleyici gaz çıkarmama gibi özelliklerin dışında ürünün yeşil olabilmesi için gerçek anlamda her iki firmanın da ciddi yatırımları var.

Ürünleriniz arasında yer alan karo halı, kullanıcılarına nasıl bir fayda sağlıyor?
▶ Karo halının 50×50, 60×60, 45×45, 45×90, 23×90 gibi çeşitli ebatları var. Ancak Türkiye’de alışagelmiş ebat, 50×50. Çünkü tüm Avrupa firmaları
50×50 ebadında üretim yapar. Amerikalıların üretim ebadı ise genelde 60.9 x 60.9’dur. Karo halıda önemli olan parça parça döşenip dizayn yaratmaktansa –ki o da çok önemli mimarlar açısından- ana konu aslında sökülüp takılabilir ve altındaki yükseltilmiş döşemeye ulaşılabilir bir malzeme olması. Eğer siz yükseltilmiş döşeme kullanıp, yükseltilmiş döşemenin altından kablolama, havalandırma, ısıtma, soğutmayı geçiriyorsanız mutlaka ulaşılabilir olmalı. Oraya ulaşmak için de üzerindeki malzemeyi kaldırmalısınız. En önemli özelliklerinden biri bu. Serbest döşeme denilen “loose-lay”. İkincisi, montaj kolaylığı.

Bununla beraber son dönemde özellikle tasarımcıları mutlu edecek o kadar çeşitli yeni ürünler üretildi ki… Halı hem yeri kapatsın, hem sesi emsin, hem yumuşaklık sağlasın hem konfor yaratsın, hem de hijyenik olsun istekleri ile beraber tasarım anlamında da çok ciddi mesafe kat edildi. Mimarlar da severek kullanmaya başladılar.

Hangi yapı tiplerinde kullanılmasını tavsiye edersiniz?
▶ Karo halı, her tip yapıda kullanılabilir bir malzeme. Aslında ticari bir malzeme. Ancak zaman içerisinde göreceksiniz, evlerde de kullanılmaya başlayacak. Karo halı, ticari mekânların olmazsa olmazı. Örneğin şu anda bulunduğumuz odanın tabanında halı var. Halı yerine başka bir malzeme kullanılmış olsaydı konuşmalarımızla çıkardığımız sesleri emecek tek şey koltuklarımızın minderleri olurdu.
Dolayısıyla ses kontrolünde de bir rolü var. Ticari alanlarda olduğu gibi evlerde de kullanımı çok rahat. Oteller için de çok doğru bir malzeme çünkü otellerde halıya çok fazla müdahale ediliyor. Örneğin, sigara düşürülebiliyor. Yanan yer yüzünden bütün halıyı değiştirmek mümkün olamayacağı için o parçanın çıkarılıp değiştirilebilmesi gerekiyor -ki karo halıda bu çok kolay.

Temizliği inanılmaz kolay-. Kuru sistem yapılabiliyor. Dolayısıyla hiçbir şekilde ıslak kalmadığında nem kokusu gibi kötü durumlar yaşanmıyor. Özellikle otellerde, halıların yedekleri yatakların altında saklanabiliyor.
Şarap döküldü ve siz o lekeyi halıdan çıkaramadınız diyelim. Lekeli parçayı alıp yatağın altında kalan parçayla değiştirebilirsiniz. Çünkü o orada hiçbir şekilde görünmeyecek.

Otellerde çok tercih ediliyor mu karo halı?
▶ Genellikle otellerde duvardan duvara halı uygulamaları yaygın ama karo halı uygulamalarında da bir artış var. Tabii bu, bir yandan da bilinç meselesi.

Ürün doğru anlatılır ve özellikleri doğru ifade edilirse, karo halının oteller için vazgeçilmez bir malzeme olduğu çok net olarak ortaya çıkar.

Farklı yapı tipleri için farklı ürünleriniz var mı? Örneğin hastaneler için hijyen konusunda fayda sağlayan bir ürününüz var mı?
▶ Acıbadem ve Memorial Hastaneleri’nin halılarını biz veriyoruz. Çünkü ürünlerimiz antibakteriyel özellikliğe sahip. İçerisinde bulunan, bakteri üremesini engelleyen madde ile hastane gibi hijyen gerektiren alanlarda çok rahatlıkla kullanılabilir.

Aslında afacan çocuklu evler için de uygun bir ürün gibi.
▶ Kesinlikle öyle. Kaymıyorsunuz. Düştüğünüzde sizi tutan, yumuşak bir zemin oluyor. Çocukların ayakları, taş yerine halıya basıyor. İstediğiniz her tip halıyı, malzemeyi, hayal edeceğiniz her şeyi bulabilirsiniz karo halıda. Sökülüp takılabilir bir malzeme olmasıyla da güncellenmesi, değiştirilmesi çok kolay. Düz bir desendeki 4 tane plakayı çıkarın, mor, yeşil, hyper blue gibi 3-4 renk koyun. O odanın havasının birden bire değiştiğini göreceksiniz. Bunu başka hiçbir malzeme ile yapamazsınız.

Hayalimde bir tasarım olduğunu söyleyerek size gelsem, 20 metrekare alan için tamamen kendi başıma uydurduğum bu tasarımı halı olarak istesem, siz yardımcı olabiliyor musunuz?
▶ İplikte birkaç farklı boyama çeşidi var. Bunlardan bir tanesi solüsyon boyamadır. Eğer siz, solüsyon boyalı bir iplikten halı ürettirecekseniz, 20 metrekare için yapamazsınız ama 300 metrekare için yaparsınız. Çünkü size özel bir iplik, size özel bir renk üretilecek.
O ipliğin üretim prosesi çok fazla olduğu için 20 metrekarede inanılmaz maliyetli olur. O maliyete katlanırsanız 20 metrekare için de yapılır. Ama baskı derseniz, bırakın 20 metrekareyi, 5 metrekarelik alan için dahi bunu ürettirebilirsiniz. Örneğin, çocuk odanızdaki halıyı üzerinde bir fotoğrafınız olacak şekilde tasarlayabilirsiniz.

Ürünlerinizi satın almak isteyenler için metrekare sınırlamanız var mı? Sadece belirli bir metrekarenin üzerinde olan alanlarda mı çalışmalar yapıyorsunuz?
▶ Hayır. Bizim hiç öyle bir dünyamız yok. Bu hatta sadece İstanbul için değil, Türkiye’nin her yeri ve yurt dışında da geçerli. Örneğin, banka şubelerini yapıyoruz. 5 metrekare için, 10 metrekare için buradan kalkıp Mardin’e gidiyoruz. En önemli özelliklerimizden bir tanesi, her bölgeye montaj hizmeti verebilmemiz.

Her zaman karo halıda ortalama 40-50 bin metrekare, örgü vinilde 3-4 bin metrekare, LVT’de de 8-10 bin metrekare stok bulunduruyoruz. Ofis oturma sistemlerinde ise ortalamanın üzerinde bir ofisi döşeyecek kadar, “side chair”den tutun da yönetici koltuğuna, toplantı masası, personel koltuğuna kadar stok bulunduruyoruz. Yükseltilmiş döşemede çeşitli ayak yüksekliklerinde her zaman stoğumuz oluyor. Bu, bizim olmazsa olmazımız.

Bizi önemli kılan diğer özeliklerden biri de biz, sadece kendi montaj ekibimizi kullanıyoruz. Dışarıya hiçbir zaman ürünlerimizin montajını vermiyoruz. Çok nitelikli bir halı satsanız da uygulama aşaması ürünün kalitesini düşürebiliyor. Metrekaresi 70 dolar olan ürün kötü bir işçilikle iner 7 dolara. Çok ciddi şekilde marka değeriniz de zarar görür. Hem marka değerini hem de işini düşünen, ciddiyetle konuyu ele alan kurumların bu şekilde çalışması gerekiyor. Maalesef şu anda Türkiye’de çok fazla önem verilmiyor. Oysa biz, bu ustaların hepsini yurt dışında kurslara gönderiyoruz. Yani ellerine bıçak verip kendi kendine yavaşça kesip biçerek öğrenmesini beklemiyoruz. Gerçekten nitelikli usta yetiştiriyoruz. Bu nedenle sektörde bizimle çalışmış ustaların da ayrı bir kıymeti var.

Referans projelerinizden bahseder misiniz?
▶ Çok projemiz var. Size onlarca referans verebilirim. Çünkü 30 yıldan beri yılda ortalama 250-300 bin metrekare civarında halı satıyoruz. Birçok bankanın merkezlerinde, şubelerinde, çağrı merkezlerinde AGK’nın imzası bulunuyor.
TEB, Yapı Kredi, Halkbank, Şekerbank, Denizbank, Garanti, HSBC, Albaraka, Bank Pozitif, Fibabanka… En son yaptığımız büyük projelerden biri, Arkas’ın fabrika binası. 10 bin metrekarelik bir proje. Phillip Morris, Cigna, Acıbadem Hastaneleri, Opet Genel Müdürlük Binası, Merck İlaç, PWC, Borusan, Multi Devolopments, İçdaş, Coca Cola, Turkcell, Petlas, ATV, Sompo Japan, Domino’s Pizza, Eczacıbaşı Menkul Değerler, Mercedes, Mustafa Nevzat İlaç, BASF, Shaya, British Council, Astra Zeneca, Özak Gayrimenkul Yatırım, Pektim, Emerson, Peugeot, TÜPRAŞ, İş Portföy, Global Menkul Değerler, Gediz Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Hyatt Regency, Plus Hotel, Hilton Garden Inn Haliç, Work Inn Hotel ve yurt dışında 20 bin metrekarelik bir proje olan Bakü Olimpiyat Stadyumu’nu son bir yılda tamamladığımız projelere örnek gösterebilirim.

Ekipler bu kadar büyük mü? Nasıl yetişiyorsunuz bu kadar yere?
▶ 16 kişilik montaj ekibimiz var. Montajdaki avantajımız, çok nitelikli arkadaşları istihdam etmemiz. Bir başkası 3 kişilik ekiple günde 500 metrekare montaj yaparken biz, 1500 metrekare montaj yapıyoruz.

Bu bahsettiğiniz projeler arasında sizi zorlayan, rutin dışında yeni bir çözüm üretmek durumunda kaldığınız bir vaka yaşadınız mı?
▶ Halı, LVT gibi malzemeler de çok karşılaşmıyoruz ama yükseltilmiş döşeme projelerinde zaman zaman karşılaştığımız sorunlar oluyor. Zeminden kaynaklanan problemler olabiliyor. Alttan çok büyük tesisatlar geçirilmesinden dolayı ürünün ayağını koyamıyorsunuz da köprüler yapmak zorunda kalıyorsunuz.
Mesela çok yakın zaman içerisinde Zenium Data Center projesinde bir çözüm geliştirmemiz gerekti. Kingspan ürünlerini kullandığımız bu projede 75 cm’lik ayak kullandık. Montajı kolay değildi. Orada bir takım sıkıntılar yaşamıştık fakat hepsini çözdük. Ancak üzerine kaplanan malzeme ile ilgili hiçbir sıkıntı ya da sorunu hiçbir projede yaşamadık. Çünkü ne kadar zor, ne kadar kesime muhtaç alan olsa da arkadaşlarımız bu konuda uzman olduğu için problem yaşamadan çözüyoruz.

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal koşulların sektörünüze etkisi nedir? Büyüme rakamlarınızda herhangi bir revize olmasını gerektirecek bir atmosfer olduğunu düşünüyor musunuz?
▶ Bence her firma yüzde 10’un altında kalmamak koşuluyla büyüme rakamı koymak zorunda. Ancak özellikle 2015 senesi için bir büyüme öngörmüyoruz. 2014’ü gerek metrekare, gerek kârlılık, gerek ciro bazında yeterli oranda kapattığımızı düşünüyorum. Bu nedenle, bu sene biz yine 2014 hedefimizi koyduk. Sebebi ise içinde bulunduğumuz siyasi belirsizlik.

Türkiye’ye dışarıdan yapılacak yatırımlarda geçici bir bekleme olduğunu düşündüğümüz için 2015’te maalesef büyüme hedefi koymadık. Bununla beraber, bir küçülme beklemiyorum. 2014’teki fiili rakamları tutturabileceğimizi düşünüyorum. 2014’te yaptığımız anlaşmalar, 2015’te realize olduğu için ilk yarı rakamlarımız iyi seviyelerde. Eylül ile beraber, üçüncü çeyrekte yaşanan durgunluğun son çeyrekteki büyük yatırımlarla da çözüleceğini düşünüyorum. Ancak büyüme öngörmüyorum.
2016’yı sorarsanız, 2015’e göre eğer yine siyasi bir istikrarsızlık söz konusu olmaz ise asgari yüzde 10’luk bir büyüme bekliyorum. Sektör zaten büyüyor. Ofis sektörü denildiğinde A+ ofisler, B+ ofisler sadece İstanbul’da varken artık Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Yani iş, sadece İstanbul, İzmir, Ankara olmaktan çıktı. Anadolu’ya da yavaş yavaş yayılmaya başladı. Sektörün de 2016’da hızlı bir büyüme trendine geçeceğini düşünüyorum.

Gelecek dönem için planladığınız yatırımlarınız var mı? Başka markaların Türkiye temsilciliğini almayı düşünür müsünüz?
▶ Ana işimiz karo halı olmakla beraber, yükseltilmiş döşeme ve ofis oturma sistemlerinde de belli bir mesafe kat ettik. Bu sene ürün portföyümüze kattığımız LVT’yi biraz daha geliştirip büyütmeyi hedefliyoruz. Bu konuda lider olmak gibi bir hedef koyduk kendimize.

Biz iki tip ürünle girdik bu işe. İkisi de loose lay. Bir tanesi 180 x 1201 plank şeklinde ahşap, diğeri ise 90 x 90 mermer ve taş görünümlü ürünler. Bir sonraki adımda, ebatları farklılaştırarak daha geniş ihtiyaçlara cevap vermek istiyoruz. Sadece loose lay değil, “clickli” ürüne girip “dry back” dediğimiz komple yere yapıştırılan LVT cinsine de gireceğiz. Mevcut distribütörlüğünü almış olduğumuz firmada bu ürünler var. Yeni olarak adlandıramayacaksınız ama mevcut ürün çeşitliliği anlamında yeni yatırımlarımız olacak. Diğer bir yatırım planı ise mobilya showroomu ile ilgili. 2015’in son çeyreğinde ya da 2016’da bir showroom açmayı planlıyoruz. Aslında bu hedefi 2015’ilk çeyreği için koymuştuk ama yaşanan ekonomik istikrarsızlıklardan dolayı ertelemek durumunda kaldık. Bu planımızı realize edeceğiz.