Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Etkili Liderler Başarı Hikayeleri

FETHİ
HİNGİNAR
TÜRK YTONG YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
1946 yılında İstanbul’da doğdum. Sultanahmet Ticaret Lisesi ve sonrasında İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdim. 1970 – 1979 yılları arasında Türk Philips’te görev aldım. 1979 yılından bu yana Türk Ytong Sanayi A.Ş.’de muhtelif kademelerde çalıştım. Halen Türk Ytong Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyorum. Bu üstlendiğim görev dışında üstlendiğim diğer görev ve sorumluluklar ise şöyle:
• Gaziantep Ytong A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili
• Evren Zincir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili
• Avrupa Gazbeton Üreticileri Birliği (EAACA) Yönetim Kurulu Üyesi
• Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği (TGÜB) Yönetim Kurulu Başkanı
• Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (IMSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Geçmiş Dönem Başkanı
• Türkiye Finans Yön. Vakfı (FİNANS KULÜP) Yönetim Kurulu Üyesi
• Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Üyesi
• Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi
• BJK Divan Kurulu 2. Başkanı
• Gebze Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
39 yıldır görev yaptığım Türk Ytong’da gurur duyduğum birçok olay var. Aklıma ilk gelenleri şöyle özetleyebilirim:
1979 yılında göreve Mali ve İdari İşler Müdürü olarak göreve başladığım Türk Ytong’da, 1986 yılında Genel Müdür Yardımcısı ve 1990 yılında Genel Müdür oldum. O günlerin ekonomik şartlarının olumsuzluğu ve kriz ortamında Türk Ytong’da yaptığımız verimlilik ve kapasite arttırıcı çalışmalar sonucu, 1993 yılında Milli Prodüktivite Merkezi tarafından “Yılın İş Adamı” seçildim.
1997 yılında Türkiye Genç Yönetici ve İş adamları tarafından “Türkiye’nin En İyi 50 Yöneticisi”nden biri seçildim. 2000 ve 2001 yılları yine ekonomik açıdan sıkıntılı zamanlardı. Cumhuriyet tarihimizin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşamış, hepimiz çok derinden etkilemiştik. Önemli ve stratejik kararlar almak durumundaydık. Bu dönemde beyaz yaka, mavi yaka ayrımı olmaksızın tüm çalışanlarımızla görüşerek ve mutabık kalarak hepimiz maaşlarımızda indirime gittik. Üretimi durdurduğumuz yeni Trakya fabrikamızdaki çalışanlarımızın büyük bölümünü işten çıkarmayarak kriz dönemini en az hasarla atlatmayı başardık. Bu zorlu dönemde tüm çalışanlarımızın bizlere gösterdiği güven benim hayatım boyunca unutamadığım ve gurur duyduğum bir anım olmuştur.
Yine beni çok gururlandıran konulardan bir tanesi, Türkiye’de 1965 yılında 50 bin metreküp kapasite ile Pendik’te tek fabrikada üretime başlayan Türk Ytong’un bugün, toplam 6 fabrikada 2,5 milyon metreküp ile “Dünyanın en büyük Ytong üreticisi” konumuna gelmesidir.

3. Liderliğini, başarılarını örnek aldığınız bir kişi var mı?
Çalışma hayatımda farklı yöneticilerle çalıştım. Bu yöneticilerin aldıkları iyi ve kötü kararları gördüm. Yöneticilerin aldığı yanlış karar örnekleri, bana neleri yapmamam gerektiğini öğretti ve doğru karar örnekleri de her zaman bana olumlu anlamda rehber oldu.
Benim Türk Ytong’da göreve başladığım zamanki genel müdürümüz rahmetli Kudret Baban’ı iyi yönetici örneği olarak yad ediyorum.

4. Başarı hikayenizin gerçekleşmesine etki ettiğini düşündüğünüz, teşekkür etmek istediğiniz kişiler var mı?
Benim temel prensibim, beraber çalıştığım arkadaşlarıma tam olarak güvenmek, onların da bana güvenmesini sağlamaktır. Tüm çalışma hayatım boyunca bu prensibe uymaya özel önem verdim. Böylece başarının sadece tek kişiye ait olmadığını, ekip olarak çalışmanın, birbirine güvenmenin ve tabii daima doğru ve dürüst olmanın esas olduğunu her zaman hissettim, hissettirdim. Başarı hikayemde birlikte görev yaptığım tüm çalışma arkadaşlarımın çok önemli etkisi olmuştur. Bu nedenle de hepsine müteşekkirim.

5. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Bir özdeyişim ile önerilerime başlamak isterim; “Ulaştığınız her hedef bir sonraki hedefinizin ilk basamağı olsun. O zaman başarı sonsuza dek sizin olur.”
• Mutlaka bir hedefiniz olsun. Ancak bu hedef hiçbir zaman zararlı bir hırsa dönüşmesin,
• Her zaman ve sadece doğru olun. Doğruluktan asla ayrılmayın, yalan söylemeyin,
• Verdiğiniz söze her zaman sadık kalın, yapamayacağınız bir konuda söz vermeyin,
• Birlikte yola çıkacağınız kişilere, ekibe mutlaka güvenin ve bunu hissettirin,
• Hata yaptığınızı fark ettiğiniz anda onu düzeltmek için çabalamaktan asla kaçınmayın,
• Gerektiğinde özür dilemenin bir erdem olduğunu unutmayın,
• Bilgiye, ihtisasa, deneyime saygı duyun, kibirli olmayın,
• İletişime önem verin, yenilikleri yakından takip edin ve uygulamaya çalışın,
• Daima adil ama gerektiğinde zor kararlar alacak şekilde cesur davranın…

6. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Yukarıdaki önerilerimin iyi bir lider olmak için de geçerli özellikler olduğunu söyleyebilirim. Tabii bunların yanında, çevreye duyarlı, vizyon sahibi olan, hedeflerini belirlerken cesurca davranan, yenilikleri yakından takip eden, sosyal yaşamda etkili olan, sosyal kulüpler ve sivil toplum kuruluşlarında yer alabilen kişiler bana göre iyi lider olurlar. Aynı zamanda aile yaşamının da liderlerin başarısında önemli bir yeri olduğuna inanıyorum.

7. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Bana göre başarı, nefes almak, beslenmek kadar hayati bir ihtiyaç. Tabii nasıl ki aşırı beslenme insan yaşamı için zararlı ise, aşırı hırslı olmak ve her ne olursa olsun başarılı olmak için bilinçsizce hareket etmek de zararlıdır. Çünkü, hepimiz, önce ailemize sonra vatanımıza ve çevremize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.

8. Hobileriniz ve diğer sosyal faaliyetlerinizden bahsetmek ister misiniz?
İş ve profesyonel hayatım dışında, sosyal ilişkilerim ve sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarım en önemli yeri alıyor. Bunlar arasında; Türk Böbrek Vakfı (Yönetim Kurulu Üyesi), Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı – Finans Kulüp (Yönetim Kurulu Üyesi), BJK (Divan Kurulu 2. Başkanı), BJK – Kabataş Eğitim Vakfı (Mütevelli Heyet Üyesi), Gebze Teknik Üniversitesi (Mütevelli Heyet Üyesi) bulunuyor. Seyahat etmek ve yeni yerler görmek de en keyif aldığım hobilerim arasında diyebilirim.

ESAT
ERDURAK
ERSAŞ ALÜMİNYUM YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?

1958 İstanbul doğumluyum. 1970 yılında, 12 yaşımda, 6. sınıfta okuldan ayrıldım. O gün alüminyum pencere işine çırak olarak başladım. 47 sene hiç ara vermeden mesleğime ilk günkü heyecanımla devam ediyorum.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
Bu yıl katıldığımız Fransa ve Almanya fuarlarında yeni ürünümüzü tanıtırken teknik açıklamaları ile dünyanın en üstün penceresi yazısının altında büyük puntlarla Türk Malı yazmasıdır.

3. Başari hikayenizin gerçekleşmesine etki ettiğini düşündüğünüz, teşekkür etmek istediğiniz kişiler var mı?
Bana dünyanın en zor işi olan kayıtsız şartsız güveni, teslimiyeti gösteren, halen ERSAŞ Alüminyum genel müdürü olan kandaşım, kardeşlerim İbrahim Göze ve Mustafa Göze.

4. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
“Unutmadan yaşamak”, “Başarıyı amaçlamak”, “İnsanın kendi icadı olan paranın peşinden değil, başarının peşinden koşmak”, “Ağaca yaslanma çürür, insana yaslanma ölür diyerek sadece kendine yaslanmak”, “Geçmiş dünde kaldı gelecek ise meçhul anını yaşa” ilkelerinde olmak başarıyı getirecektir.

5. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Amacı, tarafını dünyaya öncü ve örnek etmek olan liderdir.

6. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Başarı insanda doğal ve mutlak ihtiyaçtır fakat başarının ne olduğunu anlamak gerekir. Eğer başarı para veya mevki ile ölçülecekse, bu okyanusun ortasında susuz kalmak gibidir, susadıkça içer içtikçe susarsınız, sonunda çatlamak kaçınılmazdır.

FULYA ÖZGÜL
KOÇAK
ONDULINE AVRASYA GENEL MÜDÜRÜ

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
Sırasıyla Kadıköy Anadolu Lisesi ve ardından Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldum. İş hayatına 1996 yılında Coopers & Lybrand Denetim Bölümü’nde başladım, 1998 yılında
Pricewaterhouse Coopers’da çalışma hayatıma devam ettim. 2000 yılında Onduline Avrasya ailesine katıldım ve bölgesel CFO’luk görevini halen sürdürmekteyim. 1 Ocak 2013’ten 31 Aralık 2017 tarihine kadar Onduline Avrasya’nın Mali ve İdari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığını başarıyla yürüttüm. Son olarak ise, Ocak 2018 itibarıyla Onduline Avrasya Genel Müdürlüğü görevine atandım. Ayrıca evli ve iki çocuk annesiyim.

2. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Genç profesyonellere nacizane tek önerim, yaptıkları işe saygı duymaları… Çünkü yaptığınız işe ne kadar saygı duyarsanız; o işe o kadar sarılır ve akabinde de başarıya ulaşırsınız.
3. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Günümüzde iyi lider tanımı kitaplarda, makalelerde ya da medyada sıkça karşımıza çıkıyor. Tabii durum böyle olunca farklı tanımlar içinde boğuluyor ve hangisinin aslında doğru olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Hatta bunun için testler bile var. İşin özü, her şeyden önce iyi bir liderin iletişimi güçlü olmalı ve şirketteki tüm kadrolarla iletişim içinde olmalı. Tutkularının izinde ve işine güveniyor olmalı. En önemlisi de asla vazgeçmemeli.  

4. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Başarı, iş dünyası için yadsınamaz bir gerçek. Burada önemli olan, bu gerçeğe nasıl ulaştığınız aslında. Profesyonellerin dünyasında uzun yıllardır tartışılagelen iki soru var. Bir işi başarmak için “yetenekli olmak mı önemli, yoksa o iş üzerinde çok çalışmak mı?” Yetenek, herhangi bir işi başarma noktasındaki en önemli destekleyicilerden bir tanesi. Yetenek ile her zaman bir adım önde olabilirsiniz fakat düzenli bir çalışma sisteminiz ve disiplininiz yoksa yetenek tek başına sizi gerçek başarıya ulaştıramaz.

BATUHAN
BESLER
GF HAKAN PLASTİK TÜRKİYE VE ORTADOĞU BÖLGE BAŞKANI

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
Makine mühendisiyim, işletme yüksek lisansına sahibim. 20 yılı aşkın süredir çeşitli uluslararası şirketlerde, gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında yöneticilikler yaptım.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
Aslında tek bir olay veya örnek vermek zor. En son 2016 yılında Georg Fischer tarafından 136 ülke içinden “Gold Award”a layık görüldük ki bu şirket olarak 100% hisse devrinin hemen arkasından çok kısa bir sürede bize verildiği için gerçekten çok anlamlı bir ödüldü.
Ancak, insanın kendini başarılı görmesi ve bunları ben yaptım demesi yerine, yönettiği şirketteki çalışanlara kendini nasıl hissettirdiği daha önemlidir. Eğer onlar genel olarak mutlu ve her sabah kalktıklarında işe ayakları geri geri gitmeden geliyorlarsa, bence o kişi o zaman başarılı demektir. Ben kendime hep bunu ilke edindim ve umarım bugüne kadar bunu başarabilmişimdir.

3. Liderliğini, başarılarını örnek aldığınız bir kişi var mı?
Kesinlikle Mustafa Kemal Atatürk, kendisi sadece benim değil, tüm dünyanın tereddütsüz kabul ettiği çok ama çok önemli liderlerden biridir. Bence başarı ve liderliğin tanımı, onun yaptıklarını ve gerçekleştirdiklerini düşündüğümüzde çok farklı bir yere geliyor.

4. Başarı hikayenizin gerçekleşmesine etki ettiğini düşündüğünüz, teşekkür etmek istediğiniz kişiler var mı?
Burada saymakla bitmez, ancak tabii ki ailem en başta gelir çünkü onlar ne olursa olsun, koşulsuz şartsız desteklerler beni. Ancak kariyerim boyunca karşıma çıkmış iyi kötü herkes bana bir şeyler kattı ve doğrusunu da yanlışını da bu kişilerde gördüm ve öğrendim.

5. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Öncelikle kendileri olsunlar, değerlerinden ve hayallerinden hiçbir şekilde taviz vermesinler. Ne istediklerini ve neden istediklerini çok iyi bilsinler; zaten yeni nesil bunu bizlerden çok daha iyi yapıyor. Ancak hayallerine erişmek için çok çalışmaları lazım, disiplinli ve düzenli çalışma her zaman başarıyı getirecektir. Unutmasınlar ki tek başına zeka, yetenek, eğitim gibi etkenler sizi sadece daha iyi yapar ancak en iyisi olmak için bıkmadan usanmadan çalışmak gerekir.

6. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Bunu bir tanıma ve klişeye sığdırmak çok kolay değil. Ben prensip olarak, iyi bir liderin adil, dürüst, saygılı, işini ve ekibini çok iyi tanıyan biri olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında diyeceksiniz ki bunlar zaten bırakın iyi bir lideri, herkeste olması gereken standart özellikler. Ancak maalesef iş hayatında bu temel özellikler erozyona uğruyor ve başarı veya makam uğruna birçok yönetici bu vasıflardan ödün veriyor. Zaten o zaman sadece yönetici olarak kalıyor ve hiçbir zaman iyi bir lider konumuna gelemiyorlar. Bu temel özelliklerin üzerine çalışma şevki, pozitif enerji, işini ve şirketini sevmek gibi daha derin duygular kattığınızda, çok daha farklı bir liderlik pozisyonunda bulabiliyorsunuz kendinizi.

7. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Başarı herkes için bir ihtiyaçtır, sadece başarıyı temel ihtiyaç veya tek ihtiyaç/hedef olarak konumlandırmamak lazım. Herkes başarı ile mutlu olur, beslenir ve daha da başarılı olmak veya daha iyisini yapmak için motive olur. Başarılı gördüğünüz kişilere bunu açıkça söylemek ve takdir etmek, en az başarının kendisi kadar önemlidir.

8. Hobileriniz neler?
Spor yapmayı çok seviyorum, futbol, tenis, basketbol ve daha burada adını sayamadığım her türlü spor ilgi alanıma giriyor. Aynı zamanda iyi de bir Fenerbahçe taraftarıyım. Özel ilgi alanlarımdan biri de seyahat etmek, yeni yerler ve yemekler keşfetmek. Bunların yanında fırsat buldukça okumayı, yeni teknolojileri öğrenmeyi ve müzik dinlemeyi hobilerim arasında sayabilirim.

ALİ MURAT

EKİN
FİXA YAPI KİMYASALLARI GENEL MÜDÜRÜ

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
Galatasaray Lisesi mezunuyum. Lise öğrenimimi Galatasaray Lisesi’nde kısmen yatılı okuyarak tamamladım. Ardından, lise yıllarından bu yana kendime hedef olarak belirlediğim Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandım. Severek okuduğum bu bölümü üç buçuk yılda tamamlayarak, o dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren denetim şirketi Arthur Andersen’da çalışmaya başladım. Daha sonra kendi işimi kurmaya karar verdim ve reel sektöre atıldım. 1997’de ilk şirketim olan Atlas Yapı Malzemeleri’ni kurdum. Daha sonra üretime başlayarak 2001’de FİXA’ yı, 2011’de IGLOO’yu kurdum.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
İş hayatında elde edilen başarıların kişiselleştirilmesi çok zor, mutlaka çalışma arkadaşlarınızın katkısından da bahsetmek gerekiyor. Bu nedenle FİXA olarak en çok gurur duyduğumuz başarımız nedir diye soracak olursanız, sekiz ay içerisinde Ankara ve İstanbul’da iki fabrika açmak diyebilirim. Ankara fabrikamız ve İstanbul’daki EPS fabrikamız ard arda açıldı ve üretim faaliyetlerine başladı. Hem iki büyük yatırım kararını vermek hem de operasyonel süreçleri yönetmek oldukça zordu fakat iki fabrikanın üretime geçtiğini görmek gurur vericiydi.

3. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Genç profesyonellere en büyük tavsiyem üniversite hayatları boyunca ekonomiye, reel sektöre, iş hayatına uzak kalmasınlar. Okullarının öğrenci kulüplerine üye olup, alanları ile ilgili konferanslara katılsınlar, mesleklerindeki uzmanlık alanlarının neler olduğunu öğrensinler. Benim yeni mezun arkadaşlarımızda gözlemlediğim en önemli sorun, keyifle okudukları bölümlerden mezun olup işbaşı yaptıktan birkaç yıl sonra, aslında o iş için hiç uygun olmadıklarını düşünmeleri, hayal kırıklığı yaşamaları ve farklı bir uzmanlık alanına geçiş yapmak istedikleri oluyor. Hem bu tür hayal kırıklıkları yaşamamak hem de vakit kaybetmemek için genç profesyonellerin okul sıralarında iş hayatını tanıması gerekir diye düşünüyorum.

4. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Teorik olarak baktığınızda aslında birçok farklı liderlik kuramı var. Her durum için geçerli ve etkili olabilecek bir liderlik tanımlaması olduğunu düşünmüyorum. Örneğin bir şirketin kabuk değiştirmeye ihtiyacı varsa vizyoner bir lider olmanız, değişim dinamiklerini yönetmeniz ve uzun vadeli planlar yapmanız gerekir. Genç bir kadro ile çalışıyor ve onları yetiştirmeyi hedefliyorsanız öğretimsel lider olmanız, gelişime açık bir örgüt iklimi yaratmanız doğru olur. Kriz yönetiyorsanız tüm ekibinizi hedef odaklı bir yönetim tarzı ile idare etmeniz gerekir. Bence iyi bir liderin tanımı, tüm bu bahsettiğim rolleri en iyi şekilde giyebilen, farklı sorunlara farklı stratejilerle, davranışlarla yaklaşabilen liderdir.

5. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Benim için başarı ihtiyaçtır diyebilirim. Hepimizin iş hayatında farklı motivasyon kaynakları var. Kimimiz iş yaşam dengesini iyi kurabildiği işlerde mutlu olurken, kimimizin motivasyonu maddi imkanlar olabilir. Fakat bazılarımızın iş hayatında bulunma sebebi de para kazanmanın haricinde başarılı olmak, emeğinin karşılığını görmek. Beni de en çok mutlu eden durumlardan biri de FİXA’nın büyüdüğünü, kadrolarımızın genişlediğini görmektir. Şirketimizin, Türkiye’nin her yerine ürünlerini ulaştırabilen çoklu bir yapı olmasını sağlamak için kuruluşumuzun ilk yıllarında çok yoğun çalıştık. Şimdi dört fabrikamızın üretim yaptığını görmek, bu başarıyı elde etmek benim en büyük motivasyonlarımdan birisidir. Başarıya bu kadar odaklı biri olarak da başarının benim için bir ihtiyaç halini alması kaçınılmazdır.

ENDER

ÖZATAY
DOKA KALIP-İSKELE GENEL MÜDÜRÜ

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
1974 Erzurum doğumluyum. Cerrah bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğuyum. Evliyim. Eşim de inşaat mühendisi. 12 yaşında ikiz kızlarım var.
YTÜ İnşaat Fakültesi’nden 1996 yılında mezun oldum. İlk iş deneyimim Yapı Merkezi’nde 1996-2000 yılları arasında. Bu süre içinde Marmara Üniversite’sinde MBA de yapma şansım oldu. 2000-2012 yılları arasında Henkel’de Yapıştırıcılar Bölümü’nde 4 yılı yurt dışında olmak üzere satış elemanı olarak başladığım çalışmamı iş birimi yöneticisi olarak tamamladım. 2012-2014 yılları arasında bir Alman firması olan ACO’nun Türkiye Genel Müdürlüğü’nü yaptım. 2014 yılından bu yana Doka Kalıp-İskele Genel Müdürü’yüm ve sorumlu olduğum bölge Türkiye, Orta Asya ve Irak’tır.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
Başarı güdüsünü ikiye ayırmak gerekir. Birincisi, öğrenerek hatalarımızdan ders almak; ikincisi ise çalışmalarımızın sonuçlarını gözlemlemek diyebiliriz.
Kendimi hiçbir zaman başarılı addetmedim, bunu hep etrafımdaki kişilerden duydum. Özellikle de müşterilerimizden ve rakiplerimizden bunu duyuyor olmak beni gururlandırıyor.

3. Liderliğini, başarılarını örnek aldığınız bir kişi var mı?
Evet, Henkel’in efsane Genel Müdürü Can Paker, 2000 yılından bu yana takip ettiğim ve örnek aldığım kişidir.

4. Başarı hikayenizin gerçekleşmesine etki ettiğini düşündüğünüz, teşekkür etmek istediğiniz kişiler var mı?
Var elbette, olmaz mı! Öncelikle beni yetiştiren ailem, şu an başarımın arkasında duran eşim, birlikte çalıştığım çalışma arkadaşlarım, firmalarında beni tercih eden kıymetli yöneticilerim ve değerli müşterilerimiz.

5. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
En önemli önerim; çalışma hayatlarının 3. ve 4. yıllarında bir yönetici mi yoksa uzman mı olmalarının kendilerine daha uygun olduğunu seçmeleridir. Bu seçim ileride onları başarılı kılacaktır. Hepimizi bir uzman olamayacağımız gibi tüm genç mezun arkadaşlarımın yönetici olması da mümkün değil elbette. Bu ayrımın yapılması kariyerlerinde onları daha başarılı kılacaktır.
Tüm söylenenler bir yana başarının tek bir anahtarı olduğuna inanıyorum, çok çalışmak. Bunun ötesinde söylenen her şeyin bir aksesuar olduğunu düşünüyorum.

6. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Çalıştığı ekibin gelişmesine katkıda bulunan, kendisini organizasyon içerisinde en az gerekli ve en az ihtiyaç duyulan kişi haline getirebilen, bunları yaparken de yaşadığı topluma da katkıda bulunabilen kişi iyi bir liderdir.

7. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Bir güdüdür, ihtiyaç değildir. Bize öğretilendir. Gerçek başarı iç huzuru yakalayabilmek ve çevresine de bunu yansıtabilmektir.

8. Hobileriniz neler?
Spora hayatımın her döneminde yer verdim. Antuka Spor Klübü’nde toprak kortta hafta sonları düzenli olarak tenis oynuyorum ve büyük keyif alıyorum. Bunun yanı sıra 18 yıldır kayak yapıyorum.

ÇAĞDAŞ

TAYLAN
HYDRO TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

1. Bizimle özgeçmişinizi paylaşabilir misiniz?
1968 doğumluyum, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunuyum. Daha önce Hollanda merkezli Hunter Douglas firmasında 6 yıl yönetici olarak çalıştım. 2002 yılından bu yana da Sapa, Aldom ve bu sene ürün gamımıza kattığımız Wicona markaları ile Hydro Türkiye’de Genel Müdür olarak çalışmaktayım.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
Bundan 10 yıl önce Sudan Ulusal Telekom Genel Müdürlük binasını o dönemde dünya için yeni bir teknoloji olan güneş panellerini cephe modüllerine entegre ederek uygulama işini almıştık. Yüksek derecede inovasyon ve mühendislik bilgisi gerektiren bu projenin alınması ve sonrasında projenin başarıyla gerçekleştirilmesi, bu projedeki tecrübelerin Sapa Solar adıyla tüm grup için ayrı bir iş alanı açması o dönemki Sapa Türkiye için gurur vericiydi.

3. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Açık bir hedefinizin olması çok önemli. Hedefinizin net olması sizi bu hedef doğrultusunda yaşayacağınız küçük başarısızlıklarda bile sizin pusulanız olarak aynı yöne odaklanmanızı sağlar. Amacınız, bu hedef doğrultusunda hergün minik bir adım atmak olmalıdır. Sabır, dürüstlük ve çalışkanlık sizin yol arkadaşınız olarak size mutlaka başarıya ulaştırır.
4. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
İyi lider; etrafındaki insanlara ilham verebilen, hedefinde sadece günlük sorunlar değil, yarına da ait ajandası olan kişidir. Çevresindeki insanları iyi bir amaç doğrultusunda birleştirebilen herkes iyi bir lider olabilir.

5. Başarı bir ihtiyaç mıdır sizin için?
Hepimiz sınırlı hayatımızda birşeyleri başarmak amacıyla hayatımızın önemli bir kısmını çalışarak geçiriyoruz. Hayatımıza bir anlam katmamız için başarı önemli bir besindir. Bu nedenle evet başarı düzenli olarak gidermek zorunda olduğumuz bir ihtiyaçtır.

SELÇUK

AKTEPE
NİMEÇATI YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE GENEL MÜDÜRÜ

1. Özgeçmişinizi bizimle paylaşır mısınız?
1971 İstanbul, Bakırköy doğumluyum, Zeytinburnu’nda büyüdüm.
İlkokul, ortaokul ve liseyi Zeytinburnu’nda okudum. Ticaret Lises’inde muhasebe eğitimi alırken bir yandan da önce çırak sonra stajyer olarak çalıştım. Devam zorunluluğu olmayan yüksek lisans eğitimi alırken belki de bana şu anki ticari hayatımda çok faydalarını gördüğüm Mahmutpaşa Üniversitesi’ni de bitirdiğimi söyleyebilirim. Esasen bir dönem İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden olan Sultanhamamı ve Mahmutpaşa bana da ticari anlamda çok önemli tecrübeler katmıştır. Evliyim ve bir kız çocuğum var. Şu an Ataköy’ün en eski yeri olan 1. kısımda oturuyorum.

2. Başarınızla en çok gurur duyduğunuz anı yaratan durum/olay neydi?
Bunu tek bir anla kısıtlamak istemiyorum. Meslek hayatımın her anında bunu hissediyorum. Başarıyı da biraz şöyle görüyorum, maddi olarak belli bir kazanç elde etmeden de başarılı hissedebiliyorsunuz. Firmamızda son 5 yılda oluşturduğumuz organizasyonla beraber ortak aklı çok ciddi şekilde kullanıyoruz. Bu ortak aklın sonucunda ortaya çıkan başarılar en mutlu olduğum anlar oluyor çünkü kişisel olarak elde edilen başarıları çok geçici buluyorum. Her yılın sonunda ya da her yılın başında gerçekleştirdiğimiz değerlendirme toplantılarında, bayilerimizle yaptığımız toplantıların gala gecesinde, çözüm ortağı olduğumuz markaların toplantılarında işin parçası olarak başarıyı daha derin hissediyorum. Ekibin yeri geldiğinde parçası yeri geldiğinde lideri olmak ve bu şekilde başarılar elde etmek bana çok daha anlamlı geliyor.


3. Liderliğini, başarılarını örnek aldığınız bir kişi var mı?
Ben hiçbir zaman liderlik konusunda tek bir kişiyi örnek almak istemedim çünkü bu bazen bir iş adamı bazen bir sporcu bazen bir sanatçı da olabilir. Daha çok hikayesi olan insanları örnek alıyorum. Başarılı insanlar olduğu kadar bazen de yapılmaması gereken anlamda başarısızlıkları da örnek alabiliyorum.

4. Başarı hikayenizin gerçekleşmesine etki ettiğini düşündüğünüz, teşekkür etmek istediğiniz kişiler var mı?
Tabii ki var. Öncelikle anne ve babam. Meziyetlerimin bir çoğunu anlardan aldığımı düşünüyorum, özellikle dürüstlük, doğruluk ve çalışkanlığı onlardan öğrendim. Diğer taraftan teşekkür etmem gereken kişi ortağım ve kuzenim İlhan Battaloğlu’dur, bana iş konusunda her zaman yardımcı olduğu için…
Eşimin yine iş ve sosyal hayatımda çok büyük desteği olmaktadır. Son olarak da birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarım var tabii, onlara da çok çok teşekkür etmek isterim.

5. Genç profesyonellere başarılı olma yönünde yol gösterebilecek önerileriniz var mı?
Genç profesyonellere öncelikle “ne iş yaparsanız yapın o işi iyi yapın” diyorum. Dürüstlük ve güvenilirlikten asla taviz vermeyin, çalışmaktan kaçmayın, risk almaktan korkmayın ve tabii ki sabırlı olun diye önerilerde bulunuyorum. 

6. İyi bir lideri nasıl tanımlarsınız?
Lider sevecen olmalı, ekibi tarafından saygı duyulan biri olmalı, biraz hayranlık uyandırmalı, tabii ki çalışkan olmalı, işini iyi yapmalı, kişisel olarak kendini yetiştirmiş olmalı, kendini tam anlamıyla tanımış, neyi ne kadar yapacağının farkında biri olmalı. Ekibine değer verip, takdir etmeyi bilen bir lider olmak önemlidir ancak iyi işler de yapabiliyor olmak gerekir.