Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE DEPREM GEÇMİŞİ OLAN YAPILARA ODAKLANMALI

Köyden kente yaşanan göçün hızla artması beraberinde konut ihtiyacını getirirken çarpık ve depreme karşı dayanıksız yapıların yükselmesine sebep oldu. Çarpık yapılaşma ve eski yöntemlerle deprem yönetmeliğine uygun yapılmayan yapılar, 1999 yılında yaşanan deprem sonucu büyük bir yıkım ve unutulmaz acılarla karşımıza çıktı. Yaklaşan deprem karşısında başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları kar oranı daha yüksek bölgelere odaklanırken, rantı düşük olan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarının olabildiğince az ya da hiç uğramamasına sebep oldu.  1999 öncesinde deprem yönetmeliğine uygun yapılmamış binaların olası bir deprem karşısındaki risklerine değinen ERA Gayrimenkul [kutusol=5668] Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, “Ülkemizde uzun süredir deprem yaşanmadığı için insanlarımız deprem gerçeğini unutmuş durumda. Umarız bir daha böyle büyük bir deprem asla yaşanmaz ama maalesef yapılan araştırmaları sonucunda oluşturulan bilimsel veriler depremin yakın zamanda olacağını söylüyor.
Şu anda korkuyla yaşamaktansa elimizden gediğince depreme hazırlıklı olmalıyız. Bunu da eski ve depreme dayanıksız binalarımızı yenileyerek başlamalıyız. Deprem yönetmeliğine aykırı birçok binanın olası bir depremde hayatları tehlikeye atması kaçınılmaz olacaktır” dedi.

Kentsel dönüşümde bugüne kadar sadece arz talep dengesine bırakıldığına değinen Atalay, “Kentsel dönüşüm maalesef yeterince verimli olamadığı gibi fiyatların yüksek olduğu semtlerde parsel bazında aşırı yoğunluk getirerek şehirleşmeyi daha da çarpık hale getirdi. Özel sektör, haklı olarak karlı bulduğu alanlara yatırım yaparken karlı görülmeyen alanlarda dönüşüm yetersiz kaldı. Vatandaşların kendi imkanlarıyla kentsel dönüşüm yapabilmeleri de oldukça zor olduğu için bu tür semtlerdeki çarpık ve tehlikeli yapılar hala kullanılmaya devam ediyor’’ dedi.

Atalay çözüm olarak şunları önerdi: “Kentsel dönüşümün gerekli olduğu ancak özel sektörün ilgilenmediği alanlarda TOKİ devreye sokularak bu binaların mantıklı fiyatlarla yenilenmesi sağlanabilir. Bu da sektöre hareketlenme getirir. TOKİ bugüne kadar büyük adetli konut inşaatına yoğunlaştı ancak Türkiye çapında parsel bazında daha küçük adetlerde başlatılacak bir seferberlik çalışması, hem aynı semtlerde yoğunlaşmanın önüne geçer, hem de risk taşıyan binalardan sağlıklı bir modelle kurtulmamızı sağlar.”